Elvin Zeynalzada

Şimdi ne yapacağımı bilmediğimden, günün geri kalanı amorflaşıyor. Anlatması çok zor bir durumdayım ve durumumu kendi içimde betimlemek de istemiyor canım. Fazla konuşuyorsun, diye sitem ediyorum kendime, başkalarını fazla dinliyorsun, fazla kahve içiyorsun, yabancı odalarda fazla oturuyorsun, uykuların fazla rahatsız, fazla uyanık kalıyorsun, fazla sığ düşünüyorsun, fazla ümitlisin, kendini fazla teselli ediyorsun.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gözlerim mi yaşarıyor ne? Yaşamak için ihtiyacım olan inceliğin birazını sadece melankolimde bulabiliyorum.
Çatışmalarını çözemeyen insanlar, bu çatışmaları hiç sorgulayamadan, bir tür metafizik dehşet olarak yaşıyorlar.
Bir filozof muyum ben yoksa bir estet mi, sessiz sedasız bir iletişimci miyim yoksa kavramsal sanatçı mı? Ve bu eylemlerden birini, beni az çok geçindirecek ve anlamlı bir hayatı yaşadığımdan nihayet emin olmamı sağlayacak bir mesleğe dönüştürmeyi nasıl başarabilirim? Mutsuzluğumun özü de bu soruda yatıyor bir anlamda.
Az sonra, hayatın tuhaflığı karşısında bir dilsizlik musallat oluyor içime.