Elçin

Nâzım Hikmet’in şiirleri de bizim umut zincirimizdi. Nâzım’ın bizlere verdiği umut zincirinin hiç kopmaması, sesinin hep duyulması gerekiyordu.
Sayfa 243·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Nâzım, karpuzla kavun yığınları arasında, yerdeki samanlara uzanmış, eli şakağında, yatıyordu. İlkin güzel sarı bir kaplana benzettim onu. Bir kez daha bakınca, kaplanların vahşetinden tümüyle arınmış olduğunu gördüm. Kaplandan çok, o da Oğuz Atay gibi, bir kediye benziyordu. İnce uzun bir delikanlının boyunda görkemli bir sarmandı.
Sayfa 242·Kitabı okudu
Oğuz Atay’ı ayaküstü ve o kadar az gördüm ki, onunla ilgili ancak bir tek izlenim edindim: Koskocaman bir kediye benziyordu tıpkı. Çok kocaman ve çok güzel bir kediye öyle benziyordu ki, ona elimi uzatınca “miyaaav!” diyeceğini sandım. Miyavlayacağı yerde, “tanıştığımıza memnunum” deyince, şaşırıp kaldım.
Sayfa 241·Kitabı okudu
Bir söylentiye göre, Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya bir tek sözcük verirseniz, o sözcükle ilgili bir şiir üretirmiş birkaç dakika içinde.
Sayfa 239·Kitabı okudu
Yıllar sonra gözleri artık görmeyen yaşlı Celile Hanım, açlık grevine başlayan oğlu için, Galata Köprüsü’nde imza toplarken, bir rastlantı sonucu oradan geçen Yahya Kemal eski sevgilisini görmüş. Nâzım Hikmet’in kurtulması için imza vermekten ödü koptuğu için, hemen sıvışmıştı oradan.
Sayfa 213·Kitabı okudu