Ben de o yüzden kendi kendimi cezalandırdım. Kendime aklıma gelen en ağır cezayı layık gördüm. Yaşamaya ve içki içmemeye karar verdim.”
“Sonra?”
“Ayağa kalktım ve çalışmaya başladım. Herkesten daha çok çalıştım. Kendimi eğittim. Uzun yürüyüşler yaptım. Bol bol kitap okudum. Bazıları hukuk üzerineydi. Kötü arkadaşlarla görüşmeyi bıraktım, iyilerle de. Tabii sarhoş geçirdiğim onca aydan sonra hâlâ elimde kalanlarla. Niye böyle yaptım bilmiyorum ama büyük bir temizliğe girişmiş gibiydim. Eski hayatıma dair ne varsa, kötü şeyler, iyi şeyler, hepsi gitsin istiyorum. Bir gün oturdum ve eski hayatımda tanıdığım herkesi arayıp ‘Merhaba, artık seninle görüşemeyeceğim. Seni tanımak güzeldi’ dedim. Çoğu kabul etti. Hatta bir ikisi mutlu bile oldu sanırım. Bazıları da kendi dünyama çekildiğimi söyledi. Evet, belki de haklılardı. Son üç yıldır en çok vakit geçirdiğim insan kız kardeşim oldu.”