L M P

Yuichi”nin duygularını sanki avucumda tutuyorcasına anladığımı hissettim. O da benim gibi ama yüz kat daha fazlasıyla uzak bir yerlere gitmek zorunluluğu hissediyordu. Hiçbir şey düşünmek zorunda olmayacağı bir yerde yalnız olmak istiyordu. Ben dahil her şeyden kaçmak için. Belki bir süre için dönmemeyi bile düşünüyordu. Bundan emindim.   
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Neden bu kadar az seçeneğim var? En aşağılık solucanlar gibi yaşıyoruz. Her zaman yenik, yenildikçe yemek yapıyor, yiyor, uyuyoruz. Sevdiğimiz herkes ölüyor. Yine de yaşamdan vazgeçmek söz konusu olmuyor.
İki gözüm iki çeşme ağladığım için taksi tutamazdım. Hava korkunç soğuktu. Erkek olmaktan hoşlanmadığım fikri ilk kez o zaman aklıma gelmiş olabilir. Tren istasyonuna kadar yürüyüp küçük bir barda bir içki içtikten sonra trene bindim. O gece dondurucu rüzgâr bütün binada uğuldadı. İçeride hiç kimse yokken oraya ev demek zordu. Ananası göğsümün üzerinde sıkıca tutarken titredim. Sivri yapraklar yanağıma battı. Bu gece dünyada yalnızca ananas ve ben birbirimizi anlıyoruz. Bu düşünce ta yüreğimden geldi. Soğuk rüzgâra karşı gözlerimi kapatıp o yalnızlığı paylaşan tek iki varlıkmışız gibi hissettim. Beni herkesten daha iyi anlayan karım şu anda -benden de ananastan da fazla- ölümle içli dışlıydı. O öldükten hemen sonra ananas da öldü.
Yuichi ve ben zifiri karanlığın içinde dar bir merdiveni tırmanıyoruz. Birlikte cehennem kazanına bakıyoruz. Kaynayan kırmızı ateş denizine gözümüzü dikiyoruz ve yüzümüze çarpan hava o kadar sıcak ki başımızı döndürüyor. Yan yana durduğumuz halde birbirimize dünyadaki herkesten daha yakın olduğumuz halde, ebediyen arkadaş olduğumuz halde elele tutuşmuyoruz. Ne kadar kimsesiz olsak da her birimiz kendi iki ayağımızın üstünde durmakta ısrar ediyoruz. Onun cehennem ateşiyle aydınlanan huzursuz profiline bakarken, her zaman ağabey kardeş gibi davranmamıza karşın esas anlamda kadın ve erkek değil miyiz ve birbirimizi o biçimde düşünmüyor muyuz, diye sordum kendime. Fakat şu anda bulunduğumuz yer çok korkunç. İki insanın birlikte hayat kurabileceği bir yer değil.
Ne olursa olsun, ben hayata öleceğimi bilerek devam etmek isterim. Öyle olmazsa yaşayamam. Su anda yaşadığım hayatı mümkün kılan budur.