Elf Okn

Müritlerden biri hahama sorar: "Neden Tevrat bize "bu kelimeleri kalbinizin üzerine yerleştirin" diyor? Neden bu kutsal sözcükleri kalbimizin içine yerleştirmemizi söylemiyor?" Haham şöyle yanıtlar: "Çünkü doğamız gereği kalplerimiz kapalıdır, kutsal sözcükleri kalplerimizin içine yerleştiremeyiz. Bu yüzden sözcükleri kalplerimizin üzerine yerleştiririz. Ve günün birinde kalp kırılıp, sözcükler içeriye düşene kadar orada kalırlar."
Sayfa 109
Reklam
"Ta'lim" Kavramı
Ta'lim ise, 'ilm' (bilmek, idrak etmek, keşfetmek) kökünden gelmekte olup, genellikle öğretme, bilgi edindirme ve nakletme anlamına gelir. Bu gün, onun yerine öğretim kavramı kullanılmaktadır. "İlim/bilgi, ancak teallüm (ciddi bir çaba göstererek öğrenme) ile elde edilir." (Buhari, İlim.9.) hadisinden hareketle "ta'lim, bireyin teallüm çabasını kılavuzlamadır." denebilir. Birey, öğrenmeleri sayesinde kendini geliştirir. Ders okutma, öğretim anlamlarında kullanılan "Tedris" kavramının içeriği, esasen sözünü ettiğimiz bu üç kavramın içinde mündemiçtir.
Sayfa 36
"Terbiye" Kavramı
Terbiye, Arapça rubuv (büyümek, artmak) kökünden gelmekte olup, bireysel potansiyelin gelişmesine ve bireyi olgunluk ya da erişkinlik haline yönlendirme sürecine işaret eder, bireysel gelişime yardım etme anlamıyla öne çıkar. Aydın'ın ifadesiyle, " "terbiye" kavramı (ki Arapça 'rubuv'dan gelmektedir) fıtrata uygun düşen bir büyümeyi, dal-budak salmayı dolayısıyla bir zenginleşmeyi dile getirir. Terbiye, bu anlamda, asla statik olmayan, çok boyutlu bir tecrübedir. Öyle bir tecrübe ki, sağlıklı olması halinde, bünyesindeki fikri, hissi, ahlaki, (...) ve bediî tecrübeleri, diyalojik yolla birbirine bağlamaya çalışır ve değişmeye açık olan bir bütüne varmak ister.
Sayfa 36
"Te'dib" Kavramı
Te'dib, edb kökünden gelmekte olup birini eğitmek, ona edeb kazandırmak anlamında kullanılmıştır. Hz. Peygamber'in (s) "Beni rabbim eğitti (eddebení) ve eğitimimi (te'dibi) güzel yaptı." hadisinde eğitim anlamında bu kavramın kullanılmış olması dikkat çekicidir. Te'dib, toplum içinde bireyin karakter ve ahlaki gelişimini kılavuzlama, adalet gibi en temel sosyal değerleri kazandırma sürecini içerir. Aynı kökten isim olan edeb, "davet, incelik ve kibarlık" gibi anlamlara gelir. Edib ise "bir şey hakkında eğitilmiş kişi" ve edebiyatçı anlamında kullanılmaktadır. Bunlardan hareketle edeb, "insanlar içinde eğitilmiş kişinin (edib) eğitimle (te'dib) kazandığı durum", "meleke", "takdire değer kabul edilen davranış tarzlarını uygulamak" ve "huy güzellikleri", ahlak gibi anlamlara gelmektedir, diyebiliriz.
Sayfa 35
Toplumsal değişimi dikkate almadan eğitimi sadece kültürü korumak olarak anlayıp ona odaklanmak, kültürün donuklaşmasına ve dolayısıyla toplumun durağanlaşmasına sebep olabilir. Bu yüzden toplumun kültürünü koruma işlevi yanında geliştirme işlevi de eğitimde daima dikkate alınmalıdır. Kültürü koruyup geliştirme ise, özne bireyin yetişitirilmesini şart koşar.
Sayfa 25
Reklam