Ona ders vermek hoşuma gidiyordu. Güçlü bir spor arabayla bir otobanda gitmek gibi bir şeydi bu, en ufak dokunuşunuza hemen yanıt veren, hatta bazen fazla hızlı yanıt veren bir araba gibiydi. Bu gibi çocukları eğitmenin püf noktası, onlara aşırı övgü yağdırmamaktır. O kadar alışmışlardır ki, övgünün onlar için hiçbir anlamı yoktur.
Ölümlülüğünüz hatırlatıldığında, bir nevi her şeyin anlamsızlığını da hatırlamış oluyorsunuz. Bu hissi ortadan kaldırmak için ise hayatınıza anlam katan şeyi, yani dünya görüşünüzü yardıma çağırıyorsunuz.