Melanie Klein’ın kıskançlık/ haset ayrımı bu noktada aydınlatıcıdır. Klein’a göre,
Haset, nesne-yok etme arzusunu içerir.
Kıskançlık ise başkasıyla ilişkiyi sürdürme ama rakibi saf dışı bırakma arzusudur.
Birbirini kandırarak parlak ışıltılar yayıp neşelenen ya da yaşayabilme konusunda kendine güvenen insanları anlayamıyorum. Bana bunun özünü öğretmediler. Eğer bunu anlayabilseydim, insanlara karşı bu ölçüde korku duymama, var gücümle hizmet etmeme gerek kalmazdı. Onların yaşantılarına zıt düşüp, gece cehennemlerimde bu ıstırapları çekmezdim.
Dış dünyaya durmaksızın gülümseyen yüzümü gösterirken, iç dünyam ölüydü. İşte bu, bin derdi tek bir saç teliyle taşımak gibi, yağa ter karıştırmak gibi bir çabaydı.
Sanki sadece ben farklıymışım gibi bir tedirginlik ve korkuya kapılıyorum. Çevremdekilerle neredeyse hiç konuşamıyorum. Neyi nasıl söylemeliyim, bilemiyorum.