“Yaşadığını hissetmek” dediğimiz o dopdolu duyguyu doğurabilecek ve günlük hayatımızın bir parçasına dönüştürebilecek yegâne şey olan “çalışma” yaşama sevincini de on kat arttırır, ama tembel bundan bihaberdir.
Tek tehlike -ki bu büyük, ama kafelere takılmaktan daha büyük olmayan bir tehlikedir - benliğimizin karanlık bölgelerine derin kökler salan ve irademizi yavaş yavaş kontrol altına alıp en sonunda hareketsiz hale getiren alışkanlıklardır: Tıpkı Liliputyenler tarafından kendi saç tellerinden yapılmış binlerce bağ ile yere çakılı binlerce minik kazığa bağlanan Gulliver gibi…