Bedenimiz var olduğu ve ruhumuz onun gibi bir kötülükle yoğrulmuş halde bulunduğu sürece hiçbir şekilde arzuladigimiz gerçek adını verdiğimiz şeye bizi tatmin edecek kadar sahip olamayacağız. Bedenimiz besinlere ihtiyaç duyduğundan on binlerce can sıkı ugrasu doğurur. Ayrıca maruz kalacağımız hastalıklar da gerçeklerin peşinden koşmamiza engel olur. Haklı olarak söylendiği gibi Bedenimiz bizi aşklar, tutkular, korkular, her türden hayaller ve saçma gevezeliklerle doldurur ve onun yüzünden bir an olsun en basit bir şeyi bile düşünmemiz mümkün olmaz. İşte bu yüzden felsefeye ayıracak zamanımız kalmaz. Bir şeyi hakkıyla öğrenmemiz için bedenimizden kurtulmamız ve sadece ruhumuzla araştırmamiz gerekir.