"...Gerçekten de herkes, herkese karşı, herkes için suçludur. Yalniz insanlar bunu bilmiyorlar, eğer bilselerdi şimdi dünya cennet olurdu. "
Dostoyevski/ Karamazov Kardeşler
"Göründüğü kadarıyla ikimiz de güzellik ve iyilik hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. O hiçbir şey bilmediği halde bir şeyler bildiğini sanıyor, oysa ben hiçbir şey bilmediğimi bildiğim için az da olsa ondan daha bilgeyim sanırım."
"Bana kalırsa Sokrates, dine uygunluk ve dindarlık, adaletin tanrılara hizmet sunulmasiyla ilgili parçasıdır. Adaletin arta kalanı da insanlara hizmet sunulmasiyla ilgilidir."
Erkekler belki mühendis, belki doktor, belki avukat veya muallim olmuşlardı, fakat bunu bir fikir ihtiyacı olarak değil, iyi karnını doyurmak, iyi giyinmek, güzel karı alabilmek için yapmışlardı. Yani dimağ (beyin) gibi en asil bir uzuvlarını midelerine ve tenasül (üreme) cihazlarına uşak olarak kullanıyorlardı. Yalnız ekmek parası düşünen ve asıl vazifelerini, tefekkür (düşünme) kabiliyetlerini tamamıyla unutarak basit birer makine haline giren bu kafalarda akıl, saf ve maddiyatın dışına çıkabilmiş akıl, artık lüzumsuz bir şeydi. Münevverlerimizde (aydınlarımızda) dimağların rolü körbağırsağınkinden daha fazla değildi.