Belki de haklılar. Onlar yetişkin ama ben çocuğum. Benim hiçbir şey bilmediğimi sanıyorlar. Hiçbir şeye üzülmediğimi, işimin gücümün yaramazlık olduğunu sanıyorlar. Bir gün onlara çok yanıldıklarını göstereceğim. Bunun için okumam lazım. Okuyacağım, sınıf birincisi, hatta okul birincisi olacağım. Üniversiteye de giderim. Hepsinin ağzı açık kalır. Görür onlar... Hani hep bana 'sen kime çektin' diye çemkirip duruyorlar ya... İşte o gün sıraya girecekler, 'Bana çektin, aynı bensin, bana çok benziyorsun' diyecekler.
Bugün 'Bıktım senden' diyenler, o gün benim için ağlayacaklar... Göreceksin...
Şimdilik hoşçakal defterim.
Bunlarla vakit kaybedemem, çok işim var, daha büyüyüp adam olacağım...
Bu yetişkinler böyledir. Sana oyuncak bebek alırlar ama saçını kesemezsin, yüzünü boyayamazsın.
Araba alırlar, 'Ben bunun tekerleklerini çıkartıp arabanın içine çamur dolduracağım' dersen izin vermezler, elinden alırlar.
Onlara göre bebek bebektir, araba arabadır. Bebeğin saçını tarayabilirsin ama kesemezsin.
Kimin koyduğunu bilmedikleri kurallarla yaşamaya fena halde alışmış zavallılar.
Sofrada yemek yemeyince, Afrika'da çocuklar aç, yemek bulamıyorlar diyorlar. Hadi yemek gönderelim deyince 'evladım sen niye böylesin...' Asıl siz niye böylesiniz ya, siz niye böylesiniz?
Su istiyorum, 'Sen artık büyüdün, kendin al' diyorlar. 'Kendi başıma yaşamak istiyorum' diyorum, 'Sen daha küçüksün' diyorlar.
Gıcık bunlar ya, bütün yetişkinler aşırı gıcık!