Kızım, bizimkilerinki boşuna gayret! İstanbul'da hem sağlıklarını hem paralarını, hem de orada yaşadıklarından dolayı buradaki saygınlıklarını kaybediyorlar; ne çiftçi ne şehirli , ikisinin de dışında, ne idükleri bilinmez acayip insanlar olup çıktılar. İstanbul'a gidiyorlar, ora adetlerine uyamıyorlar, rahat edemiyorlar: çiftliğe geliyorlar, bura göreneklerini yadırgıyor; duramayıp dönüyorlar; ikisinde de çile çekiyorlar. Eskiden, alıştıkları bu yerlerde pekâlâ yaşıyorlardı, eğleniyorlardı, daha neşeliydiler; buraları da kendilerince şenlikliydi. Cebine her para giren, yerini yurdunu bırakıp da şehirlere taşınırsa bu memleket nasıl kalkınır? Para kazanıldığı yerde şenlendirmelidir ki bütün yurt mutlu olsun. Yoksa paranın ne şehre hayrı dokunur, ne köye ne de kendilerine.
Çalışan köylü, veren toprak, koruyan hükümet, kazanan da büyük toprak sahipleri! Cahilcesine, kültürsüzcesine, ne yaptıklarının farkında olmadan yiyorlar.