Elf

İnsanın bazen ruhu da hasta düşer.
Reklam
Yol
Öylece durup kalmak yol ortasında Ne ileriye gidebilmek Ne de geçmişe sarabilmek Rastlantısal düşünceler gibi diziliyor Gerçekler birer birer Bir yere ait olamamak Yüzüstü bırakılmış duygular Yığın yığın bocalayan hüzün Ağlaşan mutluluklar Gerisi felaket Korkunç bir düz gibi bekleyişlerim Uzayıp gidiyorken yol, kalmışım yarım Çaresiz ,yorgun.. Elif GÜNER Yazı'Van •Kasım 2024
“Allah bana yeter; O ne güzel vekildir.”
“O küçük kız çocuğu neyi severdi acaba? Ne hayaller kurardı.. Salıncağa binmeyi mi, elma şekerini mi severdi ? Salıncak bulduğum her yerde hâlâ biniyorum. Elma şekerinin tadını ise hiç merak etmedim sanırım. Hasta olduğum… ateşler içinde yattığım o günü unutamıyorum. Ara ara gözlerim açık tavana bakardım; o eski moda, ahşap tavan… Sanki bazen alçalıp yükseliyordu. Yoksa ben mi sanrı görüyordum? Vitrin nasıl eğri büğrü olmayı başarıyordu? Gözlerimin bir oyunu muydu bütün bunlar? Canım acıyordu… ama ateşten değildi. Ben acıya o zamanlar bile dayanabiliyordum. Asıl acı, dışarıdaki cıvıldamalardan, koşturmacalardan geri kalmaktı. En sevdiğim oyunları o gün yine oynayamamıştım. Bugün biraz üzüldüm ona… Keşke başında dursaydım o küçük kız çocuğunun, ona birkaç şiir okusaydım. Severdi, eminim; iyi gelirdi ruhuna.
İnsan ve Duygular
“Düşünsenize bir kitap okuyorsunuz ve tadına varmak için tartışacak insan bulamıyorsunuz... ne acı.”
Reklam