elif

Sütçü İmam ufacık dükkânında Duydu kadınların haykırışını Said'in vurulduğunu gördü Yumuşak adamdır Sütçü İmam Karıncaya basmaz düşünde Ama koymaz hayın düşman Sataşır bacısına, kardaşını vurur Gün şimdi öfkenin günüdür Karadağ tabancasının günüdür Kapar silahını Maraş şahanı Said'i vurana boşaltır
Sayfa 175 - YKY·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sonra bu çılgın eller ağızlar Aynı sözlerle karşılayacaktır Fransız'ı "Hurra, hurra, kahrolsun Türkler, yaşasın Fransa!" Kahrolmadı Türkler Kahrolmadı, Türk'ü Türkmen'iyle Maraşlı Düşündü başını önüne eğip Birleşti, kocaman bir yürek oldu.
Sayfa 170 - YKY·Kitabı okudu
Gülüyorum gözlerimle, kahverengi, kocaman At nedir? Bilmiyorlar At nedir? Unutmuş bu insanlar Sabırdır at, yiğitliktir Dayanmadır ama sonunda mutlaka Varmadır bir güzelliğe Bir ululuğa varmadır.
Sayfa 161 - YKY·Kitabı okudu
Şimdi çocukları doyurup giydirdikçe Parklara, çarşılara götürdüğünde Kendini, kendi çocukluğunu Unutacak mısın yüreğim Dünya uçurtmayla balonken Kırmızı ve mavi tayfın bütün renkleri Sana zehir zindan edenleri Bağışlayacak mısın
Sayfa 157 - YKY·Kitabı okudu
Kırmızı bir deniz yüzdük gecede Bir de uyandık ki her şey ölümün
Sayfa 106 - YKY·Kitabı okudu