Elif

Elif
@elfilogy
Kan ve kemik tüm insanlarda bulunur. Farklı olan yürek ve niyettir.
Reklam
Teorinin sahibi Darwin diyor ki:
"Canlıların sahip olduğu gözleri düşünmek, beni bu teoriden soğuttu."
Prof. Dr. Sefa Saygılı·Kitabı okuyor
1000k
Rivayet edildiğine göre, velayet bahçesinin fidanı ve Hz. Peygamber’in torunu Hüseyin bin Ali (r.a.), Arap ileri ge￾lenlerinden oluşan bir grup misafirle sofraya oturmuştu. Bir tabak sıcak yemekle gelen hizmetçisinin ayağı heyecandan halıya takıldı ve tabaktaki yemek şehzadenin üstüne dökül￾dü. İmam Hüseyin, onun yüzüne cezalandırmak için de￾ğilse de edeplendirmek niyetiyle baktı. Hizmetçi, “Onlar öfkelerini yutarlar.”1 âyetini okudu. Hüseyin, “Öfkemi yut￾tum.” dedi. Bunun üzerine hizmetçi, âyetin devamı olan “İnsanları affederler.” kısmını okudu. Hüseyin, “Seni af￾fettim.” dedi. Hizmetçi, âyetin “Allah iyilik edenleri sever.” şeklinde biten son kısmını okudu. Hüseyin, “Seni âzat ettim ve geçimini üstlendim" dedi.
Nûşirevân, Büzürcmihr’e, “Hilim nedir?” diye sordu. Dedi ki: “Ahlâkta hilim yemeğin tuzu gibidir. Tekrar atarsan acıla￾şır. Tuzsuz yemeğin tadı olmaz. Aynı şekilde hilimsiz insan iyi olmaz.” Nûşirevân, “Hilmin alameti nedir?” diye sordu. Adam şöyle cevap verdi: “Hilmin üç alameti vardır: Asık suratlı ve sivri dilli biri acı konuştuğunda kişi ona tatlı dille cevap verir ve davranışıyla onu incittiğinde ona karşı iyi davranır.Hilmin ikinci alameti, öfke ateşi tutuştuğunda kalbinin harareti söner. Bu, gönül huzuru ve ruh dinginliğini gösterir. Büyük dervişler öfkeyi böyle tedavi etmişlerdir. Üçüncü ala￾meti, bir kimse cezayı hak etse bile öfkesini yutar.”
Edebiyat
Anlatıldığına göre, padişah birini bir işe göndermişti. Adam işi padişahın hoşlanmadığı şekilde yaptı. Padişah onu azletti ve tutuklanarak başkente getirilmesini emretti. Onu azarlamaya başladı. Zavallı dedi ki: “Ey padişah, yarın sen de Allah’ın huzuruna çıkarıldığında sana nasıl muamele edilme￾sinden hoşlanacağını düşün!” Padişah, “İlâhî af!” dedi. Adam, “Öyleyse sen de beni affet; zira Allah’ın affı padişahın affına bağlıdır.” dedi. Beyit: Ben senin sen de Hakk’ın yanında suçlusun Sen affedersen Allah da seni affeder. Padişah bu sözden çok hoşlandı, onu serbest bıraktı ve eğitimini sağladıktan sonra tekrar aynı işe gönderdi.
Edebiyat
Reklam