Sonradan bağlandığım, önceki tüm bağlılıkların hükmünü ortadan kaldıracaktı. Ya da şöyle söylemeli; önceki bağlılığım sürdükçe, sonraki bağlılıkların ihtimalini ortadan kaldırıyordu. Bu durumda birini tercih etmem gerekiyordu.
Bazı sabahlar aslında sabah olmuyor. Biz sadece saatlere bakarak o vakte sabah diyoruz ama gerçekte sabah değil. Sabah
demek içinde hiç olmazsa küçücük bir umut barındıran zaman demektir.
Umut yoksa da heves vardır. İkisi de yoksa o vaktin adına neden sabah diyelim, gecenin devamı deyip geçeriz.
O sabah da sabah olmadı.
Bir anneye nasıl ağlaması gerektiğini insan ancak annesi ölünce öğrenebiliyor. Başka bir ağlamaya benzemiyor çünkü. Öğrenilmiş, tecrübe edilmiş bir gözyaşı değil bu. Sadece anneye özgü bir ağlama biçimi.
Anneye veda etme biçimi.
“İnsan kendi yerine yaşar, kendi yerine ölür oğlum. Yüzünü kalbine dön.
Yalancı bir peygambere inanmaktan daha kötüsü, bir peygambere yalandan
inanmaktır...” dedi ve kahvesinden küçük bir yudum aldı.