Ne garip ki, en sağlam taştan yapılmış surlar, saraylar, anıtlar yıkılıp gidiyor da, bir dizi insan sözü yüzlerce yıl sonra bile taptaze, dipdiri olarak kalabiliyor!..
Nasıl güzel bir kitaptır bu böyle, okuyucuyu sürekli oradan oraya taşıyan, hatta duvardan duvara çarpan bir anlatım, sürükleyici kelimesinin az kalacağı bir yazım... Hiç nefes almadan okudum iki kardeşin hikayesini...