Mavi Anadolu

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.293
Gösterim
Adı:
Mavi Anadolu
Baskı tarihi:
25 Aralık 2018
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052956533
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Mavi Anadolu
Mavi Anadolu
Mavi Anadolu
Çanakkale’den Antakya’ya, İstanbul’dan Hopa’ya, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarınca gidelim, Anadolu topraklarını, düzlük, yayla, dağ, ırmak veya göl olsun karış karış dolaşalım, binlerce yıllık bir tarihin izlerini taşımayan bir karış toprağa rastlamayız. Ne mutlu Anadoluluyum diyene, yazasım geliyor. Öyle ya, uygarlıkların dolup kaynaştığı bu toprak üzerinde dünyaya gelmek, onların beşiğinde çeşitli kültürlerin seslerinden bir ninni ile sallanmak az mutluluk mu?”

Anadolu sevdalısı yolcuların yeni rotaları Mavi Anadolu. Azra Erhat, Troya’dan Akdeniz kıyılarına uzanan yolculuklarında Anadolu topraklarında yaşamış uygarlıkların izini sürüyor. Tohumlarını Halikarnas Balıkçısı’nın ektiği “Mavi Anadolu” anlayışını sürdürerek Anadolu’yu dile getirdiği yazılarıyla günümüze aktaran Azra Erhat, adım adım gezdiği bu toprakları mitolojisi, tarihi ve edebiyatıyla anlatarak yeni yolculara kılavuzluk ediyor.
256 syf.
·4 günde·9/10
Azra Erhat ' i hepimiz Yunan şairlerinin ve devlet adamlarının çevirmeni olarak biliriz. Hasan Ali Yücel'in kurduğu tercüme bürosunun üyelerinden biridir. Homeros 'u, Sophokles 'i, Platon 'u ve nicelerini bize o konuşturdu. Bu kitapta da yazar olarak çıkıyor karşımıza.

Mavi Anadolu , ani türünde yazılmış bir kitap. Azra Erhat ve birkaç arkadaşinin yaptıkları mavi yolculuğun izlenimleri aktarılıyor okura. Gezi, Troya'dan başlıyor. Bilinenin aksine Truva değil, Troya. Truva'nin yanlış bir isim olduğunu özellikle belirtmiş Erhat. Troya denilince, Persleri, akha'lari anmadan olmaz. Yine Troya'ya ait efsaneleri anmadan olmaz. Bu efsaneler çok güzel anlatılmış. Kimisi kahramanlık efsanesi bunlar, kimisi aşk hikayesi. Bir kısmını duymusuzdur, kimisini de yeni öğreniyoruz.

Daha sonraki duraklar, Bergama, Efes, Selçuk, İzmir, gokova, Milet şeklinde devam ediyor. Gidilen her yeni durakta bölgenin önemli tarihi figürlerinin yani sıra, olumsuz denebilecek, turizmi baltalayan faktörlere de değinilmiş. Mesela, en önemli sorun, konaklama yerlerinin pisliği, temel ihtiyaçların sağlanamaması gibi. Kitabın yazım yılı ellili yılların sonu, altmışlı yılların basi olduğu için ,bu sorunlar normal geliyor bize. Çünkü, turizmin yeni yeni sektörlesmeye başladigi yıllar. Bugün günümüzde belki bu sorunlar çözüldü, ama başka sorunlar eklendiği de gerçek. Maalesef, turizm deyince hala birçoğunun aklına gürültü, pahalılık ve aşırı kalabaliklasma geliyor. Bu da verilen hizmetin kalitesini düşürüyor. Turizmde sorun çok, çözülmeyecek sorunlar da değil aslında.

Son olarak bir parantez de Halikarnas Balıkçısı 'na açalım. Zira ev sahibi. Misafirlerimizin bir nevi rehberi. Güzel insan. Sürgün edildiği Bodrum'u Bodrum yapan yazar. Bugün Bodrum ,dünya çapında bir turizm beldesi olduysa , aslan payı onundur. Çok çalışmış bu uğurda. Tanıtımında, yeşillenmesinde. Bodrumlular da onu çok sevmiş. Ama yine maalesef diyor Erhat, onun emanetine sahip çıkılmamis. Selam olsun balıkçı sana.

Keyifli okumalar....
256 syf.
·4 günde·9/10
Bir gezi notları,
Bir Anadolu sevdalısı,
Ne mutluyum Anadoluluyum diyen insan...
...
Azra Erhat, bu gezi notlarında 1955-1960lı yıllar arasında, Troya'dan Akdeniz kıyılarına ulaşan yolculuklarında, Anadolu topraklarında yaşamış olan medeniyetlerin izini sürüyor.
...
İlk 2 bölümde Homeros'un İlyada'sından, Troya'dan, mitolojik hikayelerinden, İda Dağı'ndan (kazdağları), Çanakkale'den bahsediliyor. Buradan uzun uzun bahsedecek olursak, yazının sonu gelmeyecektir.
...
Azra Erhat ve 4 arkadaşıyla birlikte (Halikarnas Balıkçısı, Sabahattin Eyüboğlu, Mehmet Eyüboğlu, Alev Ebüzziya) İzmir üzerinden Bodrum'a yolculuk yapmışlardır. Bu yolculuk esnasında İzmir-Bodrum arasında başta Efes olmak üzere Apollon Tapınağı, Milet, Söke, Selçuk gibi bilinen-bilinmeyen tarih kokan medeniyet yerleri uğrak noktaları olmuştur... Örneğin Efes ya da Meryem Ana'nın Evinde turist olarak gezmek çok zorluk istiyor. Yazar burada kusurları açık bir şekilde o yıllarda dile getirmiş. Tabii ki günümüzde şartlar haliyle daha iyi...
...
Nihayetinde Bodrum'a geliyorlar. Bodrum dediğimiz yerde bu yıllarda tek-tük otel, han vardır. Öyle popüler bir yer değildir. Örneğin İstanbul gibi bir şehirde Söke daha bilinen bir yer ama Söke'ye uğradıklarında tamamen hayal kırıklığı ile karşı karşıya kalmışlar, Söke'de bakkal bulmak bile çok zor.
...
Bodrum yani Halikarnas'a dönecek olursak o yıllarda Bodrum kıyıda köşede kalmış bir şehirdir. Halikarnas Balıkçısı, Bodrum'u tanıtan, bu şehri ağaçlandıran vs gibi katkıları olmuştur ve daha sonra İzmir'e göçmüştür. Yıllar sonra zaman zaman Bodrum'a döndüğünde hayal kırıklıkları ile karşılamıştır. Zamanında kendisinin diktiği bulunması zor ağaçlar kesilmiş, yollar yapılmış, evler çoğalmış, Bodrum gitgide betonarme hale gelmiş. Bu bahsedilen zaman dilimi 1950li yıllar...
...
Halikarnas Balıkçısı, Avrupa'dan ve Amerika'dan tohumlar getirip Bodrum'u tropikal bir hale getirmiştir. (bellasombra tohumu, grevilya, okaliptüs, şamfıstığı, cins cins kaktüsler vb.) Bu güzelliklerden bazıları nadirdir, ama bir şekilde Bodrum'a Halikarnas sayesinde getirilmiştir. Bitkiler her ne kadar büyüse de zaman içerisinde insanların yıkım-kesimine maruz kalmıştır. Halikarnas der ki: ağaçların üçte biri yok...
...
Bir diğer bakımdan kesilen ağaçlar yerine, cılız cılız bozkır iklimine hakim akasyalar dikilmiştir. Bodrum gibi bir yer, Californiya olmak varken, çorak-kurak Anadolu bozkır bir şehrine dönmektedir.
...
O yıllarda Avrupalıların çoğu Halikarnas denen yeri Yunanistan'da bilmektedir, halbuki Heredot'un yaşadığı Halikarnas ülkemizdedir, bu doğayla bütünleşmiş tarihi dokuların tanıtımını tüm insanlığa yapmak durumundayız der Azra Erhat... O yıllarda...
...
Kitapta daha sonraki yazıları 60'lı ve 70'li yılları yansıtmaktadır. 1958'den 1978'e kadar birçok şey değişmiştir artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Turizm sektörü gelişmiştir ama doğal güzellikler olsun tarihi dokular olsun, rant uğruna heba hale getirilmiştir...
...
Her şey ölçüsünde güzeldir ama ne eksik ne fazla olunca; böyle olmuyor... 40 sene önce böyle yazmış Azra Erhat, hiçbir şey eskisi gibi değil...

http://siirgiller.blogspot.com/...dolu-azra-erhat.html
...
Bazı yazarlar vardır, Helene'nin namusunu kur­tarmağa çalışırlar. Paris, Helene'yi zorla kaçırdı der­ler.
...
Azra Erhat
Sayfa 53 - Bilgi Yayınevi, Akhilleus’un doğasını inkar edip yazdıklarıyla değiştirmeye çalışanlar gibi...
Konukluk, erken İlkçağ toplumunun temel taşlarından biridir. Bir eve gelen konuk , kim olursa olsun , iyi karşıla­nır, ağırlanır, canı ne kadar zaman kalmak isterse, o kadar zaman alıkonur, gidince, yanına birçok arma­ğanlar verilir ve soy sopça dostluk bağlarıyle birbirine bağlanmağa and içilir. Konukluk bağlarını çiğnemek de büyük bir suç sayılır.
Azra Erhat
Sayfa 53 - Bilgi Yayınevi
«İlyada»yı Helene ile Paris'in aşk destanı sanır­sınız belki. Hiç de öyle değildir. Koca destanda bir tek gerçek sevgi vardır: Hektor'la Andromakhe'nin sevgisi. ...
Azra Erhat
Sayfa 54 - Bilgi Yayınevi
Ne garip ki, en sağlam taştan yapılmış surlar, saraylar, anıtlar yıkılıp gidiyor da, bir dizi insan sözü yüzlerce yüzyıl sonra bile taptaze, dipdiri ola­rak kalabiliyor!...
Azra Erhat
Sayfa 20 - Bilgi Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mavi Anadolu
Baskı tarihi:
25 Aralık 2018
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052956533
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Mavi Anadolu
Mavi Anadolu
Mavi Anadolu
Çanakkale’den Antakya’ya, İstanbul’dan Hopa’ya, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarınca gidelim, Anadolu topraklarını, düzlük, yayla, dağ, ırmak veya göl olsun karış karış dolaşalım, binlerce yıllık bir tarihin izlerini taşımayan bir karış toprağa rastlamayız. Ne mutlu Anadoluluyum diyene, yazasım geliyor. Öyle ya, uygarlıkların dolup kaynaştığı bu toprak üzerinde dünyaya gelmek, onların beşiğinde çeşitli kültürlerin seslerinden bir ninni ile sallanmak az mutluluk mu?”

Anadolu sevdalısı yolcuların yeni rotaları Mavi Anadolu. Azra Erhat, Troya’dan Akdeniz kıyılarına uzanan yolculuklarında Anadolu topraklarında yaşamış uygarlıkların izini sürüyor. Tohumlarını Halikarnas Balıkçısı’nın ektiği “Mavi Anadolu” anlayışını sürdürerek Anadolu’yu dile getirdiği yazılarıyla günümüze aktaran Azra Erhat, adım adım gezdiği bu toprakları mitolojisi, tarihi ve edebiyatıyla anlatarak yeni yolculara kılavuzluk ediyor.

Kitabı okuyanlar 31 okur

  • Onur Koyuncu
  • Gönül Korkmaz
  • Merve Elmas
  • Hülya Takış
  • Mete Akçaöz
  • Giz
  • Mehmet asan
  • kitapmesrep
  • kubra varol
  • Selin K.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.3 (2)
9
%33.3 (5)
8
%20 (3)
7
%6.7 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0