Kitabı yakın zamanda bitirdim. Sürekli her yerde karşıma çıktığı için ve gerçekten yaşanan bir hikayeyi anlattığı için alıp okumak istedim. Ama pek keyifle okuduğum bir kitap olmadı. Evet, gerçekte böyle bir şey yaşanması üzücü fakat bu hissi tam anlamıyla geçirebilen bir anlatımı yok. Sadece gerçekten yaşanan bir hikaye olması çok satanlar listesine girmesini sağlamış sanırım. Kitap yermekten hiç hoşlanmasam da realist olmakta fayda var. Bu kitap benden geçerli not alamadı maalesef tutkulu bir okur olarak.
Küçükken okuduğum ve beni ağlatabilen nadir kitaplardan. Hikayesi, anlatım biçimi, karakterleri hepsi birbirinden güzel ve anlamlı. Ölene kadar bende bıraktığın hissi unutmayacağım.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275bin okunma
Kitaptaki betimlemelerle mitolojik dünyaya doğrudan giriş yapabiliyorsunuz. Kan, vahşet, saf kıskançlık ve aşk gibi çoğunlukla olumsuz duyguları size derinlemesine hissettirebilecek bir kitap bu. Birden fazla Tanrı'nın ve onların beğenisini kazanmaya çalışan geniş ve kaotik bir Dünya.
Kirke ise bunlara ayak uyduramayan ve bu sebeple hep dışlanan, çok kudretli bir Tanrı'nın çocuğu olmasına rağmen özel güçlere sahip olmadığını düşünüp kendini sürekli suçlayan biri. Fakat bir şeyin farkında değil; çok güçlü. Aşkı, pişmanlığı, acıyı, sevgisizliği iliklerine kadar hissetmesine rağmen hiç yıkılmadı. Kitap boyunca en çok bu özelliğini sevdim. Kıskançlık sonucu yaptığı bir hatayla Tanrılar Dünyası'ndan kovulmasıyla esas hikayesi başlayan cadı kadın. Esasında güçleri yok zannederken sürgün edildiği adada cadı özelliklerinin farkına varıp, yeteneklerini iyice keşfediyor.
Sonuç olarak; bazen beni betimlemeleriyle fazlaca yorup sıksa da genel anlamda hikayesiyle büyüledi. İlham veren ve güçlü olmayı, tek başına ayaklarının üstünde durma düşüncesini iliklerinize kadar hissettiriyor.
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma