Pes etmek geldi içimden. “Yani sen, benden farklı bir gerçeklikte mi yaşıyorsun?”
“Hepimiz farklı gerçekliklerde yaşıyoruz aslında,” dedi sırıtarak. “Daima”
Çünkü, günbatımı gibi, insan olmak da arada kalmak demekti; geri dönülmez bir şekilde geceye doğru yol alırken, umutsuzluktan doğan umursamazlığın renkleriyle patlayan bir gün olmak demekti.