Devin...
Benim güçlü kızım... Güçlü Alya'mın güçlü annesi Devin'im...
O kadar sahiplendim ki onu. O üzüldüğünde üzüldüm, güldüğünde güldüm.
Kitabın konusundan bahsetmek istemiyorum. Zaten arka kapağını okursanız herşey orada yazıyor. Ben yorum yapmak istiyorum.
Kitabı 2 günde bitirdim. Çok güzel ve akıcı bir kitaptı. Hele son 100 sayfa... O 100 sayfada tüm duyguları yaşadım.
Karakterlere gelecek olursak;
Alya'nın hastalığı ile savaşması...
Devin'in her şeye göğüs gerip kızını koruması...
Alex'in kahramanlığı...
Marcus'un komikliği...
Nalan'ın hep Devin'in arkasında durması
Hepsine teker teker aşığım. Ama Devin'e daha çok... Kendisi bana her şeyde güçlü olmayı, herşeye göğüs germemiz gerektiğini anlattı. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Asla son olmayacak. Kendisine biraz sinirliyim en sonda ağlattığı için ama olsundu.
Kitabı okuyun, okutun
Can DikmenliDevinelfsbookselfCan Dikmenli
Adaletsizlik, delilik ve sistem üzerine yazılmış harika bir hikaye.
Hikaye hayatı, hayatın tekdüzeliğini, varlığı, deliliği, sıradanlığı, cehaleti, toplumu sorgulatıyor.
Hayatın acımasızlığı ile hiç karşılaşmamış insanların, bu acıları sırtlayan ve mücadele eden insanlar ile empati kuramadığını ve onların yaşayışını anlayamadığını; tabii anladıklarında ise bazı şeyler için çok geç olduğunu anlatan bu hikaye beni etkiledi.
Tam olarak yaşadığımız bu dünyanın da bir "Altıncı Koğuşu" olup, çevremizde, çok yakınımızda kendini Altıncı Koğuşa kapatılmış hisseden Ivan Dimitriç'ler vardır.. Bizler de bir Andrey Yefimiç olmamak için bu hikayeden bir ders çıkarmamız gerekmektedir diye düşünüyorum.
Zaten kitap okunması kolay ve anlaşılır bir dilde yazılmış. Bir çırpıda okuyup bitireceksiniz fakat uzunca düşündürecektir.
Kitap okumak için sınırlı vakti olanlar dahil herkes için bu kitabı bir oturuşta okumalarını öneririm.
Anton ÇehovAltıncı Koğuşelfsbookself
"Ancak siz de biliyorsunuz ki onlarca, hatta yüzlerce deli özgürce dışarıda dolaşıyor, çünkü cehaletiniz yüzünden onları sağlıklı olanlardan ayırt edemiyorsunuz."