Elfsbookself'in gözünden "Rüyalardan Öte Kabuslar Kadar"
Gözlerini bir sokakta açtığında kendine dair hiçbir şeyi hatırlayamıyordur. Bilmediği sokaklarda evinin yolunu bulmaya çalışırken bir arabanın altında kalmaktan son anda kurtulmuş ve arabayı kullanan adamın bağırışı ile kendine gelmiştir.
Evine gitmeyi başardığında hayatına dair anılar yavaş yavaş yerine gelmeye başlamıştır. Ancak üç farklı hayatı bir arada yaşadığını fark eder.
Jülide, küçük yaşta annesi tarafından babasının insafına bırakılıp, sevgisiz büyümüştür. Yaşadığı zorluklar onu erken yaşta büyütmüştür.
Figen, Hayalet Avcının Sahnesi adında tanınmış kişiler hakkında yazılar yazdığı bir bloğu vardır. Son yazdığı yazı ile çok ses getirmiş, hatta başıda birazcık beladadır.
İlem, bir barda part-time olarak barmenlik yapmaktadır. Yirmi kişilik bir grubun neşe kaynağıdır.
Bu birbirinden farklı üç kadından hangisidir?
Kim olduğunu hatırlamaya çalışırken birinin onu öldürmek istediğini hatırlamıştır. Ancak kim olduğunu bilmiyordur. Etrafındakilere ise güvenmemelidir.
Kahve içmeye gittiği kafede ise onu görmüştür. Demir... Neredeyse ona çarpacak olan, bütün bu karmaşanın içinde ona iyi gelen ve kendini güvende hissettiren adam... Zihnindeki boşlukları doldurmaya çalışırken bir bilinmezliğin içine doğru çekilecetir.
Yazarın çok daha farklı ve bilinmezliklerle dolu bir kalemi vardı. Herkese ve her şeye şüphe ile yaklaşmaya başladım bir süre sonra. Jülide, Figen ya da İlem siz ne demek isterseniz güçlü ve çok akıllı bir karakterdi. İleride çok daha güçlü bir kadına dönüşeceğinden de şüphem yok. Bazı karakterlerde netleşmemiş olaylar vardı ve bunları ancak ikinci kitapta öğrenebileceğiz. Ayrıca Demir çok boşluğuma geldi. Öyle bir şey beklemiyordum. Ve bütün her şey öğrendiklerimizle değişecek gibi
"Çünkü Aşk, ne çöl gibi devinimsiz durmaktan, ne rüzgâr gibi dünyayı dolaşmaktan, ne de senin gibi her şeyi uzaktan girmekten ibarettir. Aşk, Evren'in Ruhu'nu değiştiren ve geliştiren güçtür. İlk kez onun içine girdigim zaman, onun kusursuz olduğunu sandım. Ama daha sonra onun, yaratılmış olan her şeyin yansıması olduğunu, onun da savaşları ve tutkuları olduğunu gördüm. Evren'in Ruhu'nu bizler besliyoruz ve üzerinde yaşadığımız dünya, bizim daha iyi ya da daha kötü olmamıza göre, daha iyi ya da daha kötü olacaktır. Aşk'ın gücü işte burada işe karışır, çünkü sevdiğimiz zaman, olduğumuzdan daha iyi olmak isteriz her zaman."