elfsbookself

elfsbookself
@elfsbookself
Tanrım bana kitap dolu bir ev, çiçek dolu bir bahçe ver. ~Konfüçyüs~ Kitaplığım benim krallığımdır... ~Stefan Zweig~
Elfsbookself'in gözünden "Sanma Ki Yalnızsın"
9/10
·220 syf.··
2023 6. kitabı
Elif Şafak kitaplarını hiç okumamış birinin ilk okuması gereken birinci roman bu. Elif Şafak'ın hayatından kesitler sunduğu bu eserde aynı zamanda düşüncelerini fikirlerini kolaylıkla yakalayabilirsiniz. Bir de içlerinde kırpıntı halinde yükselen yazma isteğinin ete kemiğe bürünmesi için başvurulması gerekilen şaheser. Bu kitap üzerine sayfalar hatta onlarca roman yazılabilir. Çünkü bir değil bir çok konudan müteşekkil. Ayrı gayrı. Bir yanım hemen bitirmelisin derken, bir yanım yudum yudum, azar azar ilerlemeyi seçiyor. çünkü biliyorum şappadak bitirirsem kitabı yarım kalırım... İki güne yayıyorum, bir günde bitecek kitabı. Kitabı okurken kendimi Elif Şafak'la İstanbul'da boğaza karşı kahvelerimizi yudumlarken buluyorum. Yıllar yılı uğramadığım bu şehre sırdaş ,arkadaş, dost gibi. Sıradan muhabbet ediyoruz, öylesine... Yazmayı çok sevdiğimi ama kalemimin zayıflığından dem vuruyorum. Ruhumda sıkışıp kalan bir kaç kelamı dışarıya vuramamanın azabını çekiyorum, içten içe sessizce. Boğaza bakan gözlerini usulca bana kaydırıp manidar bir bakış fırlatıyor sonra tekrar boğaza dönerek ekliyor: Tasalanma ve zaman ver kendine, ta ki demlenip pişene kadar. Elif'in karşımda uzun uzun geçen sessizliğini izliyorum. Kelimelerden kuleler inşa ettiğine şahit oluyorum, Elif Şafak'ın. Ağzımda kelimeler geveliyorum, en az onun kadar şatafatlı güçlü betimlemeler kurmaya yelteniyorum. Beceremedikçe kızarıp bozarıyorum. İçten içe ona imrenirken buluyorum kendimi. Beynimi okumuş gibi, cımbızla seçer gibi kendi hayatından bir anı seçip çıkarıyor ve anlatıveriyor bir çırpıda. Hiç bir şey kolay olmadı. Bir an yıllar yılı tanıdığım Elif yerine bambaşka biri geliyor. Daha çocuk, Strasbourg'taki evde babasıyla çekilen tek fotoğraf karesini bana gösteriyor. Gözlerini benden kaçırarak babasına
Edebiyat
Sanma ki YalnızsınElif Şafak · Doğan Kitap · 20182,197 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·280 syf.··
2023 7. kitabı
İnsan hayatı, bardakta güneş ısısı ile buharlaşıp damla damla azalan su gibidir. İnsan önce ağlamayı öğrenir. Doğan bir bebek nefes almayı bilmediğinden dolayı masum bir korku sonucu ağlar. Ağlamayı öyle iyi öğrenir ki bu kavramı ölene kadar unutamaz. Öğrenmeye devam eder hayatı. Gülmeyi, sevmeyi, güvenmeyi, konuşmayı, yürümeyi, derdini anlatmayı... Büyüdükçe hayatın ikinci bölümünü öğrenir; Sevgisinin karşılığını alamayacağını öğrenir ya da herkesin sevmeyi öğrenemediğini öğrenir, bu nedenle tam puanla hayatın birinci sınavından geçen güven, hayatın ikinci bölümünde sınıfta kalır. Konuşmaya ara vereyim derken susmayı öğrenir. Gülmeyi unutur çoğu zaman, fazla ağlamaktandır belki... Her şeyi unutup yürümeye devam eder ama insan farkında olduğu değil olmadığı şeyi unutur kavramı ile arada bir tekler ve yürümek de kırmızı kart ile saha dışına alınır. Bu arada farkında olmadığı bir şey vardır insanın; derdini anlatmayı çoktan unutmuştur. Bir süre sonra derdini ya içine atar ya da kalem ve kağıda... Yazarlar ve şairleri bu insan tanımına benzetirim çoğu zaman. Kağıda dökülen kelimeler birer dert damlasıdır. Ölene kadar yazar insan, öldükten sonra ya anılır ya da okunur insan. Özdemir Asaf bu sanatçılarımızdan biri. Öldükten sonra bir kaç şiiri derlenip bir kitap haline getirilip okura sunulmuştur. Bir kaç dememin sebebi bazı şiirleri bir kaç kez yazılmış, bazıları ise ölümden dolayı eksiktir. Toplanan şiirler birer su damlası şeklinde yüreği serinletiyor. Bazı mısraları bu damlaları buharlaştırıp insan yüzüne göz yaşı olarak düşüyor. Satırlarında bazen aşkı, bazen geçmişi, bazen geleceği, bazen de geç kalmayı ve pişmanlığı okuyoruz. Bunlar hayatın ikinci bölümünün dersleri oluyor. Bu dersleri öğrenmeye geç kalan olmuyor çünkü hayat benim hayatımda tanıdığım insana atanan
Edebiyat
Benden Sonra MutlulukÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 20194,427 okunma
Elfsbookself'in gözünden "Rabia Yeni Hayat"
10/10
·240 syf.··
2023 8. kitabı
"Yazdıklarım, yaşadıklarımın önsözüdür." diyor yazar ve bu kadarı bile beni etkilemeyi başardı. Gerçek yaşam hikayesi. Kocasından şiddet gören ve çektiği psikolojik baskılara dayanamayıp üç çocuğunu da alarak, Diyarbakır'dan İstanbul'a kaçan bir annenin verdiği mücadele. Rabia hep çok şanslı olduğunu söylüyor ve bende karşısına hep iyi insanlar çıktığı için onun gerçektende çok şanslı olduğuna inanıyorum. Doğudan. eşinden çocukları ile kaçıp hayatta kalan böyle bir başarı elde eden fazla kişi yoktur diye biliyorum. Belki vardır ama onlardan haberimiz yoktur. Böyle bir durumda en çok aileye kızıyorum. Kızlarına destek olacakları yerde tekrar kocasına dönmesi için uğraşıp konu komşu ne der diye düşünüyorlar. Kızın onca acıya göğüs gererken konu komşu neden el uzatmayıp sessiz kalıyor hiç anlamıyorum. Rabia, yeni hayatına başlarken önüne çıkan engellerde zorluklar çekse de hiç pes etmiyor ve çocukları ve kendi için hep en iyisini yapmak, pozitif düşünerek, inancını ne olursa olsun kaybetmeden ayakları üstünde durmayı başarıyor. Kendini geliştirerek insanlara destek olmak için elinden geleni yapıyor. Umarım bir çok kadına yol gösterir de onlar da yeni hayatlarında senin gibi mutlu olurlar. "Yaşamın kendisi, gerçek sandığımız bir rüyadır, farkına varmak ise uyanmaktır." "Her şey bakış açısı ile alakalıdır. Eğer bakış açınız güzelse, hiçbir şey sizi üzemez. Bu kendini motive etmenin en iyi yoludur." "Hayat işte, öğreniyoruz her şeyi, en usta öğretmenlerden biri de çocuklarımızdır, diye düşündü." "Her şeyin bir başlama ve bitiş tarihi var, değil mi? Acıların ve mutlulukların bile; ölüm ve doğum gibi..." Rabia Güzel Rabia Yeni Hayat elfsbookself
Edebiyat
Rabia Yeni HayatRabia Güzel · Nemesis Kitap · 201936 okunma
10/10
·106 syf.··
2023 9. kitabı
Elfsbookself'in gözünden "Tibet'in Gençlik Pınarı" Kendini bulmak için Tibet'e Himalaya dağlarında bulunan bir manastıra giden rromndaki başrol kişinin, o manastırdaki rahiplerden kadim bilgileri edinmesinin serüveni diyebilirim bu kitabın özet incelemesi olarak. Beden terbiyesi için fiziksel hareketlerin neler olduğu, beslenmenin nasıl olacağı vb. Gibi birçok bilgiye yer verilmiş kitapta. Açıkçası bilmediğiniz bir bilgiyi vermiyor bu tip kitaplar hep aynı bilgiyi farklı şekilde sunuyor okura. Ne düşünürsen onu kendine çekersin, sağlam bedende sağlam ruh bulunur vb... Bilgiler bu kitapta da mevcut. Yani okur bu tip kişisel gelişim kitaplarını okurken hep şundan şikayet eder, "Dostum kişisel gelişim kitapları çok klişe hepsi aynı bilgileri veriyor." İyide ne bekliyordunuz? Kainatın sırrını veremez ki bir tane kitap. Lakin kişisel gelişim kitaplarının hepsi bir yere çıkarken, o yere farklı yollardan götürür okurları Yoksa bütün bilgiler yaradılışımız itibariyle ruhumuza kodlanmıştır zaten de biz bedenimizi ve ruhumu kullanmayı işte bu kitaplardan öğreniyoruz. Ben okudum bitti, çok beklentiye de girmedim, egzersizleri kitapta resimlerle tarif etmişler. Beni nedense bu tip kitaplar rahatlatıyor sizde etkisini bilemem. Yoga, meditasyon gibi konulara ilgili arkadaşlara okumalarını tavsiye ederim :) Peter Kelder Kendine Güven elfsbookself
Edebiyat
Tibet'in Gençlik Pınarı 1. KitapPeter Kelder · Dharma Yayınları · 2010704 okunma
10/10
·320 syf.··
2024 1. kitabı
·
671 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2024 20:37
Elfsbookself'in gözünden "Milena'ya Mektuplar" Mektuplar... Yeni neslin çok da aşina olmadığı, eski devirlerde yaşayan insanların telgraftan sonra, gelen tek haberleşme kaynağı. Özellikle sevgiliye yazılan mektuplar... Söze dökülmekte zorlanılan hislerin, yazıya dökülmesiyle daha bir anlam kazanır. Özellikle de kullanılan yazım dili, etkin bir yazım dili ise. Boşuna dememiş atalarımız, " Söz uçar, yazı kalır. 'diye!... Milena'ya Mektuplar, Kafka tarafından Milena Jesenska'ya yazılan mektuplardan oluşmaktadır. Bir tesadüf eseri tanışan Kafka ve Milena'nın arkadaşlığı mektuplar vasıtasıyla, ilerleyen zaman içerisinde tutkulu bir ilişkiye dönüşür. Ama gelin görün ki Milena, babasına inat kendisinden on yaş büyük olan, Ernst Pollak isimli bir muhabir ile evli; Kafka ise hastanede tanıştığı ve evlendikten sonra birlikte yaşayacakları evi dâhi tuttukları Julie ile nişanlı. Milena ve Kafka'nın medeni durumları, başlarda görüşmelerine bir engel teşkil etmez. Çünkü Milena hayatın baharı dediğimiz yirmili yaşlarında, entelektüel ve hayat dolu olmasına rağmen, olaylı bir geçmişe sahip skandallarıyla ün salmış, sürekli kendisini aldatan bir adamla evli. Kafka ise otuz yedi yaşında, hastalıklardan yıpranmış üstüne üstlük Julie ile olan ilişkisinin gidişatından son derece yorulmuş sığınacak bir liman arar vaziyettedir. 1920 yılında başlayan mektuplar 1923 yılına gelindiğinde git gide azalarak sonlanır. Dolayısıyla aralarındaki ilişkide nihayete erer. Sebep Kafka'nın nişanlısından ayrıldığı halde, Milena'nın eşinden boşanmak istememesi mi, yoksa Kafka'nın azar azar artarak ilerleyen hastalığı mıdır, bilinmez ama sebep ne olursa olsun, bir ilişki daha yarım kalmış ve tarihin tozlu sayfalarında yerini almıştır. Bir okur olarak ne Kafka'yı, ne de Milena'yı yargılama hakkına sahip
Edebiyat
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · İndigo Yayınları · 201865,9bin okunma