Nikos, bir alıntı ekledi.
3 saat önce

" Seni sevdiğimi söylesem dünya durur, bir daha hiçbir şey aynı olmaz. Sen değişirsin. Bir başka hal gelir üzerine. Bir beklenti, bir istek, bir kıvanç, gizliden gizliye bir kibir siner bakışlarına. “Aşıklar kibirli olur” demiş şair. “Sevdiklerini fethedilmiş bir kale gibi görmeye kalkarlar.” Bense hayat boyu susmaya razıyım, o kibri gözlerinde görmektense. "

Firarperest, Elif Şafak (Doğan Kitap)Firarperest, Elif Şafak (Doğan Kitap)
Hero, bir alıntı ekledi.
4 saat önce

şayet insanlar da hayvanlar gibi, maziyi de, geleceği de düşünmeden,birbirlerinin altını oymaya çalışmadan, şu anın içinde kalarak ve bir yudum suyun tadına vararak yaşayabilselerdi, şu dünya daha az mutsuz bir yer olabilirdi. 

Ustam ve Ben, Elif ŞafakUstam ve Ben, Elif Şafak
Meltem Tekeli, Leylim Leylim'i inceledi.
4 saat önce · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Not: Bu bir inceleme değil, doğum günü kızına ithaf edilmiş bir açık mektuptur. Pek tabii Leylim Leylim’in bu dostluktaki yeri tartışılamayacağı için de bu fonda yazmak işten bile değildi. Affınıza sığınıyorum.

Sevgili Roquentin , kitabı bitirmemin üzerinden 1 haftadan fazla geçmiş olmasına rağmen incelemeyi tam da 22 Şubat’a denk getirmiş olmamı kesinlikle üzerine alınabilirsin. Tabii bu sürede mektubunun ve kitabımın elime ulaşmış olması da hoş bir tesadüf oldu. Tabii hayatta tesadüf diye bir şey varsa :) Sahi nedir tesadüf? Ne anlatmıştım sana hatırlarsın, hayran olduğum birinden bahsederken, “hayata benimle aynı pencereden bakan bir insanı daha görünce yaşadığım his, rahatlamaktı. Düşünsene aynı cümlelerde durup düşünmüşüz, aynı satırlarda iç geçirmişiz” demiştim. Şimdi sana bakıyorum da o zaman yaşadığım rahatlık hissinden çok daha fazlasını hissediyorum. O zaman yeni birini keşfetme heyecanı vardı; seni ise hep tanıyormuşum gibi bir his. Henüz yüz yüze görüşemediğiniz bir insanı ne kadar tanıyabilirsiniz bilmem ama sanki ruhlarımızın yolları çok öncelerden kesişmiş de karşılaşana kadar uykudalarmış gibi. Sabahattin Ali ile oldu tanışıklığımız, Van Gogh, Zweig ve daha niceleri ile devam ediyor. Hele de Ahmed Arif… Ah o Leyli…

“Nasıl bir sevdadır yahu bu” diyor insan durup durup. Biliyorum, sen kıyamıyorsun da Leyla Erbil’e. Haklısın da. Bilirim, sevgi her şey demek değildir her zaman. İnsan seçemiyor da kimi nasıl seveceğini. Ahmed Arif çok seviyor ama bu aşk mı, bilmem. Bir kara sevda bence onunki. “Seni seviyorum. Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum.” Diyor ya Sabahattin Ali öyle bir şey. Kaybetme korkusu demiştin ya hani, öyle korkuyor ki bir daha mektup alamamaktan ne dese tamam onun için. “Elbet iyi çocuktur, sen sevdiğine göre” diyişi yok mu bir de? Nasıl bir kabulleniştir bu? Nasıl desem insanın içinden, tutup sarsası geliyor “yapma be abi, kendine gel” diye. Sevdada her şey mübah mıdır Elif? İnsan sevdi mi her şeye katlanır mı? O gelgitleri de çok hissettirmiyor mu kitapta? Her satır arasında beni gör, beni duy, beni anla diye çırpınıyor resmen ama bir yandan da hep böyle devam etsin, ben böyle mutluyum diyor. Leyla Erbil de onu anladı mı anlamadı mı, bilemem fakat benim aklıma Kafka’nın Milena’ya yalvarışını getiriyor. “Ah Milena, yardım edin bana, söyleyebildiklerimin daha çoğunu anlayın!” diyen Kafka’yı. Hayat öyle acayip işte, farklı zaman dilimlerinde farklı kültürlerde birbirlerinden çok farklı yaşayan insanlar aynı hisleri, aynı duyguları duyabiliyorlar işte. Tıpkı seninle benim, aynı yazarlar hakkında aynı hislerle dolu olmamız gibi. “Aklından çok sevdiğin birini tut, ben zaten kesin seviyorumdur” demişsin ya mektupta, ben de altına imzamı atarım. :) “Bir zarfı açmak kadar kalbi titreten ne vardı?” diyordu hani A. Ali Ural da Posta Kutusundaki Mızıka’da. Ne kadar hak verdim, bilsen. Leylim Leylim’de yazan her bir mektubu okurken de aynı heyecanla okudum, senin mektubunu okuyormuş gibi.

Yahu ne güzel kelimeler kullanmıyor mu Ahmed Arif? “Yıldızlarca” müthiş bir ölçek değil mi, ne dersin? Peki ya “Gözlerinden, burnunun, üst dudağına düşen fark edilmez incecik gölgesinden öperim canım. Öperim ömrüm..” sevgide kaçıncı seviyedir sence? Ah, kaç kere ah dedim Didem Madak’ı ana ana bir bilsen. Daha kimleri anmadım ki? Hayatı okumak gibiydi Leylim Leylim’i okumak. Aynı seninle konuşmak gibi. İşte sevgili dostum, bir kitabın ve birkaç sözünün bana hissettirdikleri. Bir de uzun zaman geçtikten sonra gör sen bu cümlelere daha niceleri eklenecek. Bundan 5 yıl sonra yeniden okuyalım Leylim Leylim’i birlikte. Bakalım hayat bize ne yapmış, bu zamanlar bizim duygularımızı ne kadar değiştirmiş… Ne dersin?

Sevgili Elif,
Sen ki sırf kendi doğum günü Zweig’in intiharı ile anılıyor diye üzülecek kadar hassas, mesleğini yaparken her bir çocuktan ‘çocuğum’ diye bahsedecek kadar duyarlı, hiç tanımadığın bir çocuk hiç tiyatroya gitmemiş diye üzülecek ve çözüm bulacak kadar iyi niyetli ve bir o kadar da tatlısın. Ne diyorum biliyor musun; iyi ki buluşmuş yollarımız bir kitabın satırları arasında. Daha nice satırda buluşmak dileği ile; iyi ki doğdun!

Şevval, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okuyor

Herkesin yaşamaya hakkı olduğuna dair en ufak şüphesi yoktu ama herkes ölümden döndürülmeyi hak ediyor muydu acaba?

İskender, Elif Şafak (Sayfa 257 - Cemile - Doğan Kitap)İskender, Elif Şafak (Sayfa 257 - Cemile - Doğan Kitap)
Ahmet Melih, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitap hâlâ kutsal benim için... kelime hâlâ mühim ve harf hâlâ muamma.

Med-Cezir, Elif ŞafakMed-Cezir, Elif Şafak
Ahmet Melih, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sen daha iyi saklanabilmek için hikâyeler kurar, karakterler yaratırsın ama o sayfaların aralığından gene de gözetlenen sen olursun. Ne bir zırh ne bir kadife örtü. Çırılçıplak ve korunaksız. Bir bakarsın ki meğer ne de yaralı, nasıl da sakatmışsın.

Med-Cezir, Elif ŞafakMed-Cezir, Elif Şafak
Ahmet Melih, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitap yalnızlık ister. Yazarından da okurundan da.

Med-Cezir, Elif ŞafakMed-Cezir, Elif Şafak
Ahmet Melih, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Düşmekten de ürkütücüdür uçurumu yutmak, uçurum olmak.

Med-Cezir, Elif ŞafakMed-Cezir, Elif Şafak
Ahmet Melih, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yazı seni içine çekip yutmuşsa eğer, yani tamamıyla erimişse bilincin ve benliğin harflerin kazanında, artık o noktadan itibaren çıksan da bir düşsen de. Döner dolaşır kendini yitirirsin başlangıç noktanı bulmayı umduğun yerde.

Med-Cezir, Elif ŞafakMed-Cezir, Elif Şafak