Kendiniz için iyi olacağı söylenen ve en önemlisi rahat bir hayat sürebileceğiniz bir gelecek vaat edilse ve buna kavuşmak için bir çok bedel ödemiş olsanız sonunda herşeyin başlangıçtan farklı olacağını düşünürsünüz değil mi? Ve bu uğurda mücadele eder ve "Daha çok çalışacağım" dersiniz mutlaka. Onlar içinde öyleydi artık kendileri için çalışıyorlardı kimse hırsızlık yapmıyor ve başta verdikleri sözde olduğu "Tüm hayvanlar eşittir" ilkesine uygun bir şekilde yaşıyorlardı.
Peki bu durum hep böyle sürer miydi? İşte bu durumu anlatan bir kitaptı "Hayvan Çiftliği".
Başta verdikleri sözde olduğu gibi miydi herşey; mutlu, adil ve rahat bir hayat mı sürüyorlardı? İşte tüm bunların cevabını yine kitabın son paragrafında veriliyordu:
"On iki ses öfkeyle bağırıyor ve on ikisi de birbirine benziyordu. Artık domuzların yüzüne karşı ne olduğunu sormaya gerek kalmamıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzdan bir insana, bir insandan bir domuza, yine bir domuzdan tekrar bir insana baktılar. Fakat hangisinin domuz, hangisinin insan olduğunu ayırt etme olanağı artık kalmamıştı."