Elif Coşkun

Bir zamanlar insanların niye ot yiyen canlıları yediklerine takmıştım kafamı. İstisnalar bir yana bırakılırsa canlılar dünyasının etoburları, birbirlerini değil, otla beslenen hayvanları yiyorlardı. Ormanda et yiyenler birbirlerine saldırmıyorlardı. Yem olma kaderi sadece ceylanlara, keçilere, koyunlara, tavşanlara, ineklere, kısacası otla beslenenlere aitti. Onlar zararsızdı. Otla besleniyor, kimseye saldırmıyor ve dünyaya zarar vermiyorlardı. Bu yüzden kurban oluyorlardı işte. İnsanlar da –bazı istisnalar hariç– hep ot yiyen hayvanlarla besleniyorlardı.
Hayata Dair
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hiçbir zaman, hiçbir şeye ve hiçbir kişiye ihtiyacı olmayan, bağlanmayan, sevmeyen, sevilmeyen muhteşem yaratık... Niye bazı kültürlerde kediye tanrı olarak tapıldığını anlamaya başlamıştım.
Kedi
Ama gözlerinde insanın içine işleyen bir sızı ve bir saflık vardı. Dürüsttü, hem de sapına kadar dürüst. Kendisini yıpratacak, kendine zarar verecek kadar dürüst.
Alıntı
Ölümün kıyısı, ölümün kendisinden daha feci bir şeydir, bunu yaşayarak öğrendim.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı

Elif Coşkun

, bir kitap okudu
10/10
·223 syf.·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2024 00:00
·
2024 18. kitabı