Düşmanın bu aralıksız atışlarıyla Mehmetçiklerimiz Allahu Ekber! Allahu Ekber! sedalarıyla şehadet mertebesine erişti. Birçok topumuz tahrip edilirken bir kısmı da toprak altında kaldı.
Evet, işte o gün küffarın tam 14 kilometrelik bir mesafeden 38 santimetre çapındaki toplarla bombalanan tabyalarımız karşısında, tarifi mümkün olmayan cehennemi bir ateş çemberi oluştu.
Ne var ki bu esnada Tophaneli Yüzbaşı Hakkı Bey görevi başındayken şehit düştü. İki gün önce kalp krizi geçiren Hakkı Bey yerine bir başkasının göreve gitmesini asla kabul etmeyerek kendisi de Nusret mayın gemisiyle gitmişti. Mehmetçiğin projektörleri ile düşmanın projektörlerinin kapıştığı ve çarpıştığı anda kalbi bu heyecana dayanamamıştı. O da tabiri caizse bir nevi bu kudsi ve tarihi görevin bedeli oldu.
Tam düşmanlarının projektör ışığı içine gireceklerdi ki Allah (c.c.)’ın lütuf ve inayeti ile Mehmetçiğin istihkâmlarından bir başka ışık yanıverdi. Saniyeler içinde Mehmetçiğimizin projektörü ile İslâm düşmanlarının projektörü birbirine karıştı.