Kitabı beğendim, özellikle farklı kurgusuyla dikkatimi çekti. Ayrıca sade akıcı bir anlatımı var. Son cümle çok çarpıcı, kitaba bambaşka bir boyut katmış.
Kitaptaki öyküler birbirinden ilginç, tam bitti derken yeni bir dönemece giriyor. Yazar bu öyküleri nasıl düşünmüş diye merak ettim. Oldukça karamsar olsa da okunmaya değer.
Akıcı bir dille yazılmış. Merak uyandıran olaylar, otuz iki kısım tekmili birden dedikleri cinsten, içinde her şey var.
Ancak son kısmı polisiye kitaba yakışmamış, şapkadan tavşan çıkarır gibi katili önümüze çıkarıyor.
İlk karındeşen Jack romanı. Birçok kez filme uyarlanmış. Polisiye olarak hiç etkileyici değil. Daha çok psikolojik gerilim tarzında diyebiliriz. Kiracı
Faruk Duman tekinsiz, ürkütücü, meşum ortamları yaratmada o kadar usta ki, hayranlık duymamak elde değil. Atmosferi oluştururken, olay örgüsü içerisinde, karakterlerde ya da diyaloglarda. Bir sonraki sayfada ne olacak? Hiçbir şeyden emin olamıyorsunuz.
Kopkoyu, fırtınalı bir gökyüzü. Görünmeyen, ama üzerinize dikildiği sezilen uğursuz bakışlar. Nefes aldığı hissedilen tehditkar bir orman.
Hiç bilmedikleri, sapa bir yolda önlerine çıkan hayvana çarpmamak için direksiyon kırdıkları sırada uçuruma yuvarlanmalarına ramak kalan yaralı bir karı koca.
Onlara yardım eden, omuzunda TİMSAH adlı kel kartalıyla, yüzü boydan boya bir izle kaplanmış, kadının kalçasına içi giden AVCIATMACA.
"Burası böyle burada kesin hiçbir şey yoktur. ... Misal, şimdi bu gittiğimiz yol var ya burası bambaşka bir yol olabilir. Bunu ben de bilemem." diyen bir kurtarıcı.
Yarattığı tedirginlik hissi çok kuvvetli, çok.