Elif

Puan vermedi·172 syf.··
2020 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2020 02:03
Kitap 1847-8 yılları Rusya'sını çok iyi anlatmış. Kitapta Maker Alekseyevich'in mektuplarında dönemin şartlarını geniş bir perspektiften görüyoruz. İnsanların yaşayışları, yaşadıkları sorunlar, toplumun bakış açısı.. Roman tüm bunları gözler önüne seriyor. Bunların dışında Maker'in Varvara'ya biraz dostluk biraz sevgi ile nasıl bağlandığını okuyoruz. Özellikle son mektupta Maker'in hayattının Varvara gittikten sonra anlamsızlaştığı yazıyor. Dönemin koşullarını ve kişilerin ruhsal hallerini ustalıkla anlatan bu eser Dostoyevski'nin ilk kitabı... Diğer eserlerine kıyasla biraz daha durgun ilerlese de klasik sevenlerin okuması gereken bir kitap.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 201976,7bin okunma

Elif

, bir kitap okudu
Puan vermedi·172 syf.··
6 günde okudu
·
2020 3. kitabı
Fyodor Dostoyevski
7.6/10 · 76,7bin okunma
Onu yakışıklı olduğu için değil, kendimden çok bana benzediği için seviyorum, Nelly. Ruhlarımızın neyle yoğrulduğunu bilmiyorum ama onunkiyle benimki aynı hamurdan.
Sen belki zihnimi en çok kurcalayan şeyin bu benzerlik olduğunu da sanacaksın ama, hiç de öyle değil. Zaten benim için Catherine ile ilgili olmayan bir şey mi var? Hangi şey onu bana hatırlatmıyor ki? Şu döşemeye baksam taşların üzerinde onun yüzünü görüyorum. Her bulutta, her ağaçta o var... Geceleri havayı o dolduruyor, gündüzleri; baktığım her yerde onun hayalini görür gibi oluyorum. Sanki her yanımı onun hayali geçirmiş. Alelade erkek, kadın yüzleri hatta benim yüzüm bile bana onunkine benziyormuş gibi geliyor.
Sayfa 367·Kitabı okudu
Puan vermedi·429 syf.··
2020 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2020 03:15
Bu kitap bu kitap gerçekten inanılmazdı. O kadar sürkleyiciydi ki... Bazen işlerim arasında aklıma geliyor bazen çok uykukuyken sırf devamını merak ettiğim için meşguliyetimi bırakıp kitaba devam ettim. Gerçekten inanılmaz sürükleyici bir hikayeydi. Şuan kitabım bittiği için o kadar üzgünüm ki. Kitabın ne anlattığından bahsedeyim biraz. Garenge'ye gelen bir kiracının uğultulu tepelerde yaşayan ev sahibibin hayatını merak edip kahya kadına sormasıyla tüm hikaye başlıyor. Hikayenin güzelliği belirli karakterler üzerinde hikaye toplanılmamış. Hikayede birçok karakter var ve hepsinin hikayesini bebekliklerinden başlayıp gençliklerine hatta yaşlılıklarına kadar öğreniyoruz. Başta savunduğumuz karakterden birkaç sayfa sonra iğrenebiliyoruz. Yazar geçişleri o kadar güzel anlatmış ki... Ayrıca nefret ve öfke o kadar iyi işlenmiş ki. Ve bütün o nefretin altında çok kuvvetli bir aşk hikayesi yatıyor. Özellikle romanın son kısımlarında Heathcliff'in her yerde Catherine'i görmesi... Çocukluğundan beri hayatta herşeyden nefret edip, mutsuz bir yaşam sürerken sadece Catherine ve ona dair hatıraların onu mutlu edebilmesi onun sevgisinin ne derece büyük olduğunu gösteriyor... Klasik okumayı seven biriyseniz kesinlikle okumanızı öneririm. Kalbinizde ince bir sızı bırakacaktır.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Antik Kitap · 201457,7bin okunma