Savaşçı karar vermeden önce düşünür, inceler, gözden geçirir, acele etmez, her şeyi hesaba katar; ve ortama getirdiği bilinçten tümüyle sorumluluk alır.
Savaşçının gücü dediğimiz zaman bu üç gücü birlikte algılıyoruz. Savaşçı karakteriyle kaya gibi sağlam, dipdiri bir bütünlük içindedir. Gözlemleyen bilince ulaştığı için iletişim ortamını ve kendi iç dünyasını tüm ayrıntılarıyla algılayabilir. Gönlünü ve kafasını bir geleceğe adamıştır ve tüm hayatını bu geleceğe odaklamıştır.
Balığın okyanusta yaşadığı gibi biz insanlar da kültür okyanusu içinde yaşarız. Bu kültür okyanusunda birçok inançlar, varsayımlar, felsefi mesajlar bize zaman içinde, biz farkına varmadan verilir, öğretilir. Bunun öğreten de farkında değildir, öğrenen de. Ne öğreten, ne de öğrenen farkında olmadığı için kültürden gelen değerlerin, varsayımların, inançların, felsefi mesajların farkına varmak çok zordur. Bir tür ‘kültürel bilinçaltı’ türünden bilgilerdir bunlar.