Elif Doğan

Elif Doğan
@elifcimdogan
Okumak özgürlüğe uçmaktır.
Sözde Ermeni soykırımı hakkında kitapta geçen bir yazı
1/10
·96 syf.·
2024 10. kitabı
"YARALAYAN ÖLENE DEK YARALANMIŞTIR Mazlumun acısını zaman bir yaşama gücüne dönüştürür de, zalimin kötülüğü ölümden sonra da sürer gidermiş. Şimdi, tam yüz yıl sonra, sizi ana rahminizden kopardığımız yerden biz başlıyoruz kendi ana rahmimize doğru bir haysiyet sürgününe. Ölümden arta kalan yetimlerinizle vicdanımızı çitileyerek, el koyduğumuz mülklerinizle yaptığımız katliamın üstünü örterek bir yüksek hayatı yaşadığımızı sanıyorduk. Meğer bıraktığınız boşluk, aldığımız her solukla çocuklarımıza, onlardan da onların çocuklarına geçerek, bizi, utanmanın ve merhametin o büyük, bağışlayıcı sularında ıssız, kıyısız, korunaksız bırakacakmış. Meğer sizi bindirdiğimiz tren katarları, bizim kirpiklerimizden çekilmiş raylarda gidecekmiş dünyanın bütün uzaklarına. Meğer canımızda şakıyan bütün şarkılar, sizin pencerelerinizden bizim bahçelerimize, bizim ayva sarı tüylerimizden sizin nar içi ağızlarınıza düşen yaşama nişanıymış Biz sizleri öldürmemişiz. Biz kendi geleceğimizi sürmüşüz Deyr Zor çöllerine. Biz, doğanın bütün canlılarını sizin gövdenizde kuruyan kanda boğmuşuz. Biz, başkalarının varlığıyla var olmanın tanrısal güzelliğini kaybetmişiz. Biz, çocuklarımızın bin yıl sonra da utanacağı kötü bir tarihi, vatan sevgisi diye ruhlarına üflemişiz. Biz, sizden kalan yapıları yıkarak, arada bir depreşen utancımızdan kurtulacağımızı sanmışız. Biz, insan olmanın onurunu, arkanızdan bakakalan hayvan- larınızın gözlerindeki kedere gömmüşüz. Biz, çatısız, eşiksiz, penceresiz evlerin, oturduğumuz evleri bir ölüm ıslığına çe- virdiğini üç kuşak sonra ancak görebilmişiz. Biz, kelimelerin delirmeden türkü olamayacağını Rupen Sevag'ın ölümünden yüz yıl sonra öğrenecekmişiz. Biz şimdi, Ölüm geri çeviriyor beni / Hayat istemiyor | Ben şimdi nereye gidebilirim ki?" dizelerinin
Kuş Uçar Kanat AğlarŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınları · 20195,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şükür cehalet bitti! Kimse okumuyor, herkes yazıyor Kimse öğrenmiyor, herkes biliyor. Kimse susmuyor, herkes konuşuyor. Kimse çekilmiyor, herkes ortada. Kimse kederlenmiyor, herkes şenlik. Kimse yere bakmıyor, herkes gökyüzü. Kimse sevmiyor, herkes arzu ediyor. Kimse gözyaşı değil, herkes küfür. Kimse eşik değil, herkes ufukların ötesi. Kimse gölge değil, herkes ışık. Tevazu bitti. İncelik bitti. Hatıra bitti. Gönül bitti. Şarkı bitti. Bir aynalar pazarı ki, yaşıyoruz işte...
Sayfa 60
İnsan sevdiğinin söylemediği sözüne de küserdi.
#gazze #refah
Ya siz, ey zulmün sahipleri, çirkinliğin kapıkulları, haysiyet yoksulları... sizin nefretinizin bir ölçüsü var mı peki? İnanacağınız bir tanrı, insan olacağınız bir merhamet kaldı mı? Bu kadar büyük bir mezarın üstünde nasıl oturacaksınız? Bir gün en yakınlarınız sizin ölünüzün başında, siz en yakınlarınızın ölüleri başında dönüp duracaksınız. Yok, yanlış oldu, dönüp durmayacaksınız, ölülerinizi bırakıp daha ölümcül bir korkuya kaçacaksınız. Biz yine de inceliği elden bırakmayalım, o son gününüzde size Shakespeare'den birkaç lanet sözü çok uygun bir dua olacaktır: Hepinize uzun, nefretle dolu ömürler dilerim / Sizi yılışık, yapışkan aşağılıklar sizi! / Kibar kıyıcılar, centilmen kurtlar, uysal ayılar / Sizi servet soytarıları, otlakçılar, iyi gün sinekleri!
Sayfa 17