Parasal bunalımlar, mutluluk ya da anlaşmazlıklar, yalnızlık duyguları, başarılar ya da başarısızlıklar, doğacak çocuğa yönelik duygulara damgasını vurabilir.
Bu duygular bazı ana-babanın kendi geçmişinde gerçekleştiremediği umut ya da beklentileri de içerebilir.
Anne ya da baba, kendi yaşamında yapmak isteyip de yapamadıklarının umudunu çocuklarıyla sürdürmek isteyebilir.
Kimi ise vaktiyle annesi ya da babası ile yaşayamamış olduğu yakınlığı çocuğu ile gerçekleştirebileceği sanısına kapılır ve bu beklentilerini çocuğun yerine getirmesini bekler.
Bazı ana-babalar, çocuklarına kendi anne ya da babalarının adını vererek bu durumu somutlaştırırlar.
Kimi anne ve baba için ise özdeşleşme olumsuz yönde olur; kendi anne ya da babalarına duydukları kızgınlığı çocuklarına yansıtarak sürdürürler.
Bazen anne ya da baba kendisine ilişkin bilinçdışı değersizlik duygularını çocuğa yansıtabilir ve çocuğun kişiliğinde hoşlanmadığı kendisini görür. Böyle durumlarda genellikle çocuk ile anne ya da babanın cinsiyeti aynıdır, babanın duyguları oğlunda, annenin duyguları ise kızında yaşanır.