"Aslında sihirli sözcükler yoktur," dedi Doktor Bacak. "Sevdiğin birine veda etmenin tek bir doğru yol yoktur ama en önemlisi, veda ettiğin kişiden bir parçayı içinde taşımandır."
Aniden evreni kocaman bir Lego seti gibi düşündüm; sayısız formlar oluşturan tüm o parçalar, yalnızca yeni formlar oluşturmak için birbirlerinden ayrılıyordu.
Kim bilir, belki de insanların sonu, öldükleri gün değil de son kez anıldıklarında geliyordur. Belki ölünce gerçekten yok olmuyorsunuzdur da yalnızca ana
hatlarınızın göründüğü, ayırt edici özelliği bulunmayan
karanlık bir gölgeye dönüşüyorsunuzdur. Zamanla, insanlar sizi unuttukça siluetiniz yavaş yavaş karanlığa karışıyordur. Yeryüzünde adınız son kez anıldığındaysa son ayırt edici özelliğiniz, örneğin burnunuzun ucundaki çiller
veya kalp biçimli dudaklarınız sonsuzluğa karışıyordur.
Eğer gerçekten böyleyse ölen kişinin adını anmak için
beklemeniz gerekir. Çünkü o adı ne zaman son kez andığınızı asla bilemezsiniz. Bir gün bilmeden son kez anarsınız.
Sonra da ölen kişi sonsuza dek yok olur, gider.