buglem

buglem
@eliffbugelm
when skapova(m) said "olan oldu ama niye olur gibi oldu bu anlamadım" i really felt like that
"Anlamıyorsunuz..." "Kendini yaşamayı hak etmeyecek kadar değersiz hissetmeyi mi? İnan bana ara sıra düşünmediğim bir şey değil," dedi Hodbin tiksintiyle. "Herkes sana bunu hatırlatırken her an mükemmel olmaya çalışıp sürekli başarısız olurken aksini düşünmek zor oluyor." Aralarına ızdırap verecek kadar uzun bir sessizlik çöktü. "Bence anlayacak biri varsa o da biziz," diye devam etti Dante. Kaç yılını kendinden, yüzünden, bedeninden nefret ederek geçirmişti? Kaç eksikliğini öfkesiyle, nefretiyle, kendine olan kiniyle kapatmaya çalışmıştı? Ama bu oydu. Bu beden onundu ve aldığı her yaraya rağmen değil, tüm kırık parçalarıyla birlikte, hatta onlar sayesinde değerliydi. Bu hisler ona aitti ve hepsi inkâr edilip duvarların ardına saklanamayacak kadar kıymetliydi. Dante hâlâ kendini sevmemek için binlerce neden bulabileceğini biliyordu ama artık bunu yapamazdı. Kendinin en büyük düşmanı olmaya devam ederek yaşayamazdı.
Sayfa 90·Kitabı okuyor
Alıntı
aglamayim da ne yapayim ben
“Kendini öldürteceksin çünkü yas tutmaktan bıktın öyle mi?” Hodbin’in sözleri bir sorudan çok suçlamayı andırıyordu. Yine de Dante sessiz kalmak için elinden geleni yaptı. İki oğlanı birbirine bağlayan köprü hâlâ kendisiyken taraf tutmak gereksiz bir risk olurdu. Arm hiddetle Gezgin’e döndüğünde daha demin balkonda filizlenen tüm o arkadaşlık tohumları sanki başka bir âleme doğru kaybolup gitmişti. Şimdi aşağılarında gürleyen dalgalar daha hırçın, koyulaşan gök ise çok daha karamsardı. “Sen yastan ne anlarsın ki?” Dante gözlerini yumdu. Başarmaya çok yaklaştığı o barış şimdi beyhude bir çaba gibi hissettiriyordu. “Öfke benim kardeşimdi!” diye çıkıştı Hodbin. Arm artık yüzyıllar öncesiymiş gibi gelen o günü hatırlayarak bir anlığına gözlerini kırpıştırdı. Hodbin Dante’nin elinden kurtuldu ve saçlarını sinirle dağıtarak onlara arkasını döndü. Gezgin konuştuğunda sesi boğuktu. “Yas hakkında birkaç şey biliyorum yani. Eğer sırf babanın intikamını almak için kendini öldürtürsen bu sadece bencillik olur. Madrabaz’ı öldürmek istemedim mi sanıyorsun? Ama o gemiyi idare edecek birine ihtiyaç vardı ve bu yüzden katlanmak zorundaydım.” Gezgin yüzünü tekrar onlara çevirdiğinde çenesi sıkılmaktan kasılmıştı. “Acıyı yaşamaktan kaçamazsın. Neden hâlâ direniyorsun ki? Baban öldü,” Hodbin bir nefes daha verdi ve sesini biraz daha yumuşatmayı denedi. “Ve sen hâlâ hayattasın Arm. Yaşamayı öğrenmek zorundasın. Kendin için yapamıyorsan bile kardeşin için bunu yapmalısın.”
Alıntı
“Benim gibi biriyle ortak olmak istemezsin inan bana,” diye mırıldandı Hodbin çoğu kulağın işitmeyeceği bir fısıltıyla. Bir anlığına Dante dalgaların ona oyun oynadığını, konuşanın yaramazlıktan hoşlanan okyanus ruhları olduğunu sanarak kaşlarını çattı. Yoksa Hodbin’in ağzından alay içermeyen bir cümle çıktığı görülmüş şey değildi. Ancak konuşan gerçekten de Gezgin’di zira oğlan kendinden usanmış gibi sözlerine devam etti. “İnsanları sadece hayal kırıklığına uğratıyorum.”
Sayfa 84·Kitabı okuyor
Alıntı
Bakmak kolay ve doğaldı ama görmek korkutucu bir seçimdi.
Sayfa 45·Kitabı okuyor
Alıntı