buglem

buglem
@eliffbugelm
when skapova(m) said "olan oldu ama niye olur gibi oldu bu anlamadım" i really felt like that
sıfır beklentiyle on üzerinden on bir deneyim yaşamak
10/10
·376 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 20:46
Selamlar, bu kitap hakkında konuşmaya ihtiyacım var. Çünkü hem en güzelinden ters köşe yedim, hem ağladım ve bittiğinde de öyle bir boşluğa düştüm ki anlatamam... İncelemede spoiler olmaz diye düşünüyorum yani gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz. Şimdii konumuzla bir başlayalım. 6 genç arkadaş bahar tatili için 9,5 metrelik bir karavanla yola çıkıyorlar. Ama kamp alanına giderken yanlış yola giriyor ve kayboluyorlar. Önce bir tekerlekleri ardından da hepsi patlayınca bunun bir tesadüf olmadığını anlamaları çok uzun sürmüyor. Bu 6 gencimiz dışarıda bir keskin nişancı varken 9,5 metrelik karavana hapsoluyorlar. Keskin nişancının aralarından birinde olduğunu söylediği ve istediği bir sır var ve bu sırrı verene kadar oradan çıkamayacaklar. (Yani en azından canlı çıkamayacaklar.) Zaten konusunun bile yeterince ilgi çekici olduğunu düşünüyorum. Üstüne gizem gerilim türünde olan bu roman beni hem gerdi hem de yoğun bir merak hissi yaşattı. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ama kurgu ve yazım dilini çok başarılı bulduğum için İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi serisini de mutlaka okumak istiyorum. Düşüncelerime gelirsek eğer... Bu kitabın orjinal baskısında adı "Five Survive" ve bu baskısının arka kapağında da bahsedildiği üzere biz bir karakterimizi kaybedeceğimizi bilerek okuyoruz. Bu da açıkçası okurken ki gerginliğimi ve merakımı arttırdı. Sürekli kendime birinin öleceğini ve çok bağlanmamam gerektiğini hatırlatsam da öyle bi bağlandım ki karakterlere... bu da benim hatam. Laf onlardan açılmışken karakterlerden de bahsetmeden geçmeyelim (karakterler hakkında kitabın sonundan, kaybettiğimiz karakterden ve sırdan bağımsız olarak düşüncelerimi belirteceğim yani tamamen spoilersız): Ana karakterimiz Red, düşünceleri çok karmaşık ve mental anlamda zor dönemler geçiren bir karakter. Zihninin içine
1000Kitap
Aranızdan BiriHolly Jackson · Epsilon Yayınları · 2024573 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
tanrıların arasında insan bir tanrıça
10/10
·404 syf.··
2026 4. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 12:23
Bir zamanlar tanrıların ölümün zıttı olduğunu düşünmüştüm ama artık her şeyden daha ölü olduklarını görüyorum çünkü hiç değişmiyorlar ve hiçbir şeyi ellerinde tutamıyorlar Bu kitaba şu zamana kadar inceleme yazmadığıma inanamıyorum. Aslında bilinçli olarak beklettiğim bir incelemeydi, bazı şeyleri sindirebilmek istemiştim ama artık zamanının geldiğini düşünüyorum çünkü kitabı bitirişimin üzerinden yirmi bir gün geçse de ben bu kitabın bittiğini kabullenemiyorum. Bugün de Kirke'ye olan özlemim nüksedince hakkında konuşmak istedim. Her ne kadar herkese her şeyi her detayıyla anlatmak istesem de spoilersız bir inceleme olacaktır. Bu kitabı okumadan kısa bir süre önce de Akhilleus’un Şarkısı kitabını okumuştum (incelemem #295541946) ve ona benzer bir biçimde yazar yine mitlerde geri planda kalmış ve hak ettiği kadar konuşulmamış bir karakteri merkeze alıyor. Helios'un kızı Kirke'nin hayatını çocukluğundan itibaren bütün detaylarıyla okuyoruz ve birçok mitolojik karakter tanıyor, olaylara şahitlik ediyoruz. Benim için yalnızca bir mitolojik anlatıdan ibaret değildi asla. Bireyin kendini keşfetme sürecine ait derin bir metindi. Kirke'nin dışlanmışlığını, yalnızlığını zamanla güce ve bağımsızlığa dönüştürmesine şahit oluyoruz. O kadar gerçek hissettiren bir kitap ki gerçekten Aiaie'de bulunuyorsunuz. Her duygu iliğinize kadar ulaşıyor her gerçek yüzünüze tokat gibi çarpıyor. Hani sizi alıp duvardan duvara vuran kitaplar olur ya bu kitap beni alıp dağlardan denizlere vurdu. Aslında Akhilleus’un Şarkısı ile birlikte yunan mitolojisine giriş yaptığımda kitap bana mitleri “ahlak filtresiyle” okumamayı öğretmişti ve bu kitapta da bunu tekrar anladım. Çünkü bu dünyada doğru-yanlış çizgisi bizim düşündüğümüz kadar net değil. Bu da kitabı daha gerçek ve daha
1000Kitap
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,4bin okunma
9/10
·320 syf.··
2026 3. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 00:00
Çünkü bazı hikâyeler bitmiş gibi gözükseler dahi aslında hiç bitmezler. 2026'nın 3. kitabıyla geldim. Her ne kadar son zamanlarda çok az kitap okusam da çok güzel kitaplar okuyorum ve yine çok beğendiğim bir kitapla karşınızdayım. Ayrıca spoilersız bir inceleme olacaktır. Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve nerdeyse tüm kitabı zihnim Damla N. Archeron'un sesi ile okudu. Hani henüz okumadan bana kitaptan rastgele bir paragrafı verseniz "Evet bunu Damla yazmıştır." derdim. Zaten masalsı anlatımları çok seven bir insanım o yüzden bu kitabın yazım dili de tam bana hitap eden bir dildi. Kısaca konusundan bahsedecek olursam, kitabımız bir halk ozanı ile başlıyor. Bu ozan öyle öyküler biliyor ki bazen taşıması ona çok zor geliyor ve ölümlülere anlatamadığı bu öyküleri ölümsüzlere anlatıyor ama ölümsüzlerin ona ihaneti sonucu öyküler ilk hallerini yitirerek başkalaşıyor, durum ozanın kontrol edemediği bir hâle geliyor. Bunun sonucunda da beş büyük büyücü ozanı sessizlik ile cezalandırıyor ve lanetin ancak gerçek ve sonsuz bir öyküyü bulup onlara anlattığında kalkabileceğini söylüyorlar. İnsanlar yardım etmek istiyor ama anlattıkları hiçbir öykü ozanın aradığı nitelikleri taşımıyor. Ozanın bu hâlini gören Peri Kraliçe de ozana yardım edebilecek öyküler bildiğini ve ona anlatabileceğini söylüyor. Biz sonrasında tek tek bu öyküleri okuyoruz en sonda ise yine hikâye ozana bağlanıyor. İlk defa bu tarzda bir kitap okudum ve bence başta bir olayla başlayıp sonra hikâyeler anlatıp ardından tekrar o olaya dönmek çok güzel bir fikir. Konsept olarak da çok hoşuma gitti yani. Dediğim gibi yazım dili de çok güzeldi. Eskiden beri kısa hikâye okumayı seven birisiyim ama romanları tercih ettiğimi belirtirdim her zaman. Bu kitap kısa hikâyelere olan sevgimi arttırdı. Ayrıca bana kısa
1000Kitap
Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş ÖykülerD. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025635 okunma
ölümlü bir bakıştan ölümsüz bir hikâye
10/10
·376 syf.··
2026 2. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 16:26
Zenginlik ve ün, insanların uğruna adam öldürmeye daima hazır olduğu şeylerdi. Selamlar, 2026'nın ikinci kitabıyla geldim ve yine muhteşem bir okumaydı. Madeline Miller bu rettelinginde Troya Savaşı öncesini ve Troya savaşı esnasında yaşananları Patroklos'un bakış açısından anlatıyor. Ama bu kitap bize yalnızca bir kahramanlık destanını sunmuyor. Savaşla ve kanla dolu bir mitin içine insan dolduruyor. Ve arka planda kalan bir sesi, Patroklos'u, merkeze alıyor. Öncelikle Patroklos'un bakış açısından yazıldığını öğrendiğimde çok şaşırmıştım çünkü Patroklos belli bir yere kadar Akhilleus'un yanındaki çocuk olarak kalıyor. Ama yazar aslında bu kitaba en uygun kişiyi seçmiş. Çünkü Patroklos'un bakış açısından okumak bir farklılık sağlıyor (ki bir retellingden beklentimiz farklı bir yönden ele almaktır). Ama en iyisi de biz okurlar ölümlüler yani insanlarız, hikâyeyi ise yine bizim gibi bir ölümlünün bakış açısından okumak hem romanlaştırıyor hem de anlamamızı kolaylaştırıyor. Bu yüzden de Patroklos'un bakış açısıyla yazmanın çok zekice ve yerinde bir karar olduğunu düşünüyorum. Kitabın yazım dili mükemmeldi. Atmosferi ve duyguları buram buram hissediyorsunuz. Anlatım çok güçlü ve çok yerindeydi. Sanırım bu kadar güzel yazılmadaydı kimse bu kadar sevmezdi. Çünkü bazen hikâyenin ne olduğundan çok anlatacısının nasıl anlattığı önemlidir. Yazarın bilgisini ve hikâyeye hâkimliğini de kitabın her noktasında hissediyorsunuz zaten. Bilen ve bildiğini de çok güzel bir şekilde sunan yazardan kitap okumanın zevki çok başkaydı. Madeline Miller bu yönden benim ne yazsa okurum diyebileceğim bir yazar oldu. Ayrıca çok akıcı bir kitap. Ben çok uzun sürede okudum ama bu tamamen kendi ritmimin bozukluğundan kaynaklı. Okuru asla zorlamayan, sürükleyici ve merak uyandırıcı bir
1000Kitap
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,4bin okunma
heyecan, gizem ve bol ters köşe isteyenler buraya
10/10
·352 syf.··
2026 1. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 17:19
Güvenebileceğim tek kişi kendimdim. Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve ne bekliyorsam bana çok daha fazlasını verdi. Aslında yazın okumayı planlıyordum fırsat olmadı sırf filmini izlemek istediğim için aceleye getirdim, okudum ama iyi ki de öyle yapmışım bir anda eridi kitap elimde. Çok ufak konusundan bahsetmemin ardından spoilerlı ve spoilersız ayrı ayrı yorumlarımı yazacağım. Konusunu anlatmak gerekirse: Ana karakterimiz Millie son 10 yılını hapiste geçirmiş. Çıktıktan sonra yeni bir hayata ihtiyacı var ve bir evde hizmetçilik yapmak için başvuruyor. Ev sahibi Nina ile yaptıkları görüşmeden sonra evi temizlemek, basit yemekler yapmak, evin küçük kızı Cecelia ile ilgilenmek gibi görevleri kapsayan yeni yatılı işi için Winchesterların evine taşınıyor. Ama hem aile hem de ev hiç normal değil. Millie'ye kalması için verilen çatı katı odasının kapısının sadece dışarıdan kilitlenebilmesi bu anormalliklerin yalnızca bir tanesi. Karmaşık hayatını düzenli hâle getirmek isterken bir anda kendini daha karmaşık bir hayatın içinde buluyor resmen. Benim yorumuma gelelim şimdi. Öncelikle aylardır rahat rahat kitap okuyamıyorum, tam reading slump gitti atlattı diyorum aslında gitmediğini anlıyorum. Başlarda okumak istemem ama okuyamamla gelen bu illet son zamanlarda kitap okumak istememeye kadar ilerlemişti. Tam bu noktada kitabın akıcılığına atıfta bulunacağım. Odak süremin ve kitap okuyabilme becerimin aşırı derece de düşük olduğu bu dönemde bile bu kitap birkaç saat içinde elimde eridi gitti resmen. Asla elimden bırakamadım bir yerden sonra kitabı bırakmamak için günlük işlerimi ertelemeye başladım. Uzun süredir bu hissi yaşayamıyordum o yüzden bir kitaba kendimi kapırmak çok güzel hissetirdi. Kısacası çok akıcı ve kendini okutan bir yazım diliyle yazılmış. Reading slumpta
1000Kitap
HizmetçiFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 202311,6bin okunma