bir başka kedere daha
yakalandım, iyi mi! Yarım kalan şeylerle, eksik parçalarla yaşayıp gidiyordum, evet. Çünkü 'severken'
hep aynı şeyi yapıyordum ben: Daha yolun başında vazgeçiyordum. Düşerim diye inmiyordum yokuşlardan.
Yorulurum diye çıkmıyordum. Bana göre değil diye yargılıyor ve her şeyi kaçırıyordum
Biz büyüdükçe bizimle büyüyen bir hayattı karşımızdaki. Belli ki hep iyi davranmayacaktı. "Onu düşman bellemek o
savaşı baştan kaybetmektir, hayatı karşına değil arkana alacaksın," derdi Şakir dede.