İntihar ve ruhsal hastalıklar konusunda kendi önyargılarımızın farkında olmak, etrafımızdakileri ve kendimizi bu konuda eğitmek ve geliştirmek, intihar riskinin arttığı durumları öğrenmek ve yakınlarımızda bu riski gördüğümüzde uygun hizmetlere yönlendirmek hepimizin sorumluluğu olmalıdır.
İntiharın önlemesinde medya ve medya çalışanlarına da önemli görevler düşmektedir. İntihar haberlerinin medyada ayrıntılı olarak yer alması, dramatize edilmesi ve intiharın kriz durumlarına verilebilecek normal bir tepki olarak sunulması intihar riski yüksek olan bireyleri olumsuz etkilemektedir.
Medyada intihar haberleri mümkün oldukça yer almamalı; haber yapılacaksa basın Kanunu’nun 20. maddesine uygun olarak özendirme etkisi yaratmayacak, mümkün olan en yalın şekilde haber yapılıp, intihar düşünceleri olan kişilerin uygun hizmetlere yönlendirilmeleri hedeflenmelidir.
Ateşli silah kullanılmasından sonra en sık kullanılan intihar yöntemidir. İntihar düşünceleri olan kişilerin ölümcül intihar araçlarına ulaşımının kolay olması intihar oranlarını arttırmaktadır. Ateşli silah temininin yasal olarak sınırlandırıldığı ülkelerde ateşli silahla intihar oranları azalmaktadır. Bu nedenle ateşli silahlara ulaşımın kısıtlanması tüm intihar önleme projelerinin içinde yer almalıdır.
Toplumun her bireyi intihar önlemede bir katkı sağlayabilir.
İntihar davranışı evrensel ve herkesi etkileyen bir davranıştır. İntihar nedeni ile her yıl dünyada milyonlarca insan etkilenmektedir. Bu deneyimler etkin intihar önleme projelerinin geliştirilebilmesi ve intihar riski yüksek olan kişilere destek sağlanabilmesi için çok önemlidir. İntihardan etkilenen bireylerin önleme çalışmalarında yer almaları etkin projeler üretmek için