Doğu'nun Şehrazat'ı, benim o Alman balesinde gördüğüm Şehrazat gibi dansetmez. O, daha çok, kocasını onu öldürme fikrinden caydırmak için düşünerek her sözü bir öyküye bağlar. Daha önce gördüğüm o Alman kitabında, bedenini öne çıkaran Şehrazat'ın aksine, Doğu'nun Şehrazatı'nın beyni ön plandadır; bu da onun cinsel cazibesinin özüdür. Bu öykülerin orijinal şeklinde, Şehrazat'ın kişiliğinin üzerinde pek fazla durulmaz, tekrar tekrar vurgulanan şey, onun bilgisidir. Tek dansı, gecenin geç vakitlerinde, "samar" olarak bilinen bir tarzda sözcüklerle oynamaktır.