Zaman geçtikçe, birlikte yaşarken ve genetik değişimler olurken, vicdanımızı giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızda bulunan tuza buladık, bu da yetmezmiş gibi, gözlerimizi içimizi gören birer aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz ağzımızla inkar etmeye çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç çekincesiz gözler önüne serer hale geldi.
İnsanın en değerli anıları aile ocağında geçen çocukluğunun anıları oluyor.  Ailede bir parçacık sevgi ve dirlik varsa bu böyledir. Hatta insanın ruhunda iyi değerli şeyleri bulup çıkarabilecek gücü varsa düzensiz bir aileden de değerli anılar edinilebilir.