Elif Kısa

Elif Kısa
@elifkisaa
Puan vermedi·224 syf.··
2025 57. kitabı
Yakın zamanda Everest tarafından basımı artırılan, (Türk dizisi olarak karşımıza çıkacak ve talep arttı) benim bu baskısını bulabilmek için Kadıköy'ü talan ettiğim, sahafları gide gele bezdirdiğim, en sonunda çok tatlı bir teyzeden bulduğum kitap. Şu anda dizi çekimleri başladı ve Eylül ayında ana akımda çok iyi bir kadroyla karşımıza çıkacak, çok sevdiğim bir dostum da dizisinde rol alacağı için izlemeden önce hemen okumak istedim. Daha önce duymadığım bir yazar olsa ve bu vesileyle tanıştığım için üzgün olsam da, hayatta hiçbir şeye geç kalmış değiliz sonuçta diyerek kendimi rahatlatıyorum. Dizinin senaryosu geldiğinde sabahlara kadar kitap üzerine konuşarak senaryo ve kitabı kıyaslamak oldukça kafa patlatıcı oluyor bizim için. Kitap-dizi uyarlamalarına önyargılıyız maalesef ki, hele Türk dizisiyse...(umuyorum ki saptırılmaz, uzun zaman sonra ilk defa Türk dizisi izleyeceğim) Neyse, çok uzatmadan düşüncelerimden kabaca bahsedeyim. Yaşamı boyunca gölge olmak zorunda kalan Seniha isimli bir kadın karakteri okuyoruz. Her daim kenara itilmiş bir kadının gün geçtikçe içinde büyüyen hasetliğin, kıskançlığın nerelere ulaştığını gösteren güçlü bir romandı. Kitabın adı yanıltmasın, kıskandığı kişi aşık olduğu kişi değil; abisi ve abisinin imkanları, hayatı... Seniha, gerekçeler öne sürülerek hep gölge olmaya itiliyor yaşamı boyunca. Üstelik o gerekçeler ortadan kalksa bile bu sefer de sinmişlik duygusu bırakmıyor peşini. Misal, Seniha’nın kendisini her daim çirkin olarak nitelendirmesi buna en büyük örnek. Bir yerden sonra acımaya başladım ona, bir hayalet gibi yaşıyor sanki, kimse onu görmüyor, görse de duymuyor. İnsanların ona yüklediği yargılar onun da kendine yüklediği birer fiziki ve karakteristik özellik hâline geliyor artık. Toplumsal açıdan bakınca, aileler içerisinde
KıskanmakNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 20213,338 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·188 syf.··
2025 17. kitabı
Bu kitap birkaç yıldır -hiç abartmıyorum- listemdeydi, bir türlü elim gitmemiş ve aşk kitabı diye kafamda kalmıştı, kitaplığımda yeni gözüme çarptı ve hızlıca bitirdim. Gördüm ki bu bir aşk romanından çok daha fazlasıymış. Genç karakterin ailesiyle yaşadıkları, nazi-yahudi krizleri gibi birçok şeyi anlatıyor aslında onun gözünden. Akıcılığı, edebi doyuruculuğu, duygusal ve psikolojik tahlilleri çok iyiydi. Sanki Gurur ve Önyargı evrenindeymişim gibi hissettim, diğer yandan da Martin Eden havası aldım, bu yüzden çok daha fazla sevdim sanırım. Kısaca bahsedecek olursam, "Hanna ve oğlancık." Sonrasında oğlancık büyüyor, yollar ayrılıyor. Bir gün yeniden karşılaşıyorlar, fakat bu sefer, Hanna küçücük bir yere sıkışıp kalmak durumunda kalıyor. Okurken Hanna'nın neler hissettiğini ve düşündüğünü o kadar merak ettim ki, keşke onun penceresinden de olanları görebilseydik, kitabın bir diğer bölümünün olmasını ve bu detayları da görebilmeyi çok isterdim. Romanın sonunda yaşanan duygusal anlar ve karakterlerin içsel çatışmaları beni derinden etkiledi, bu yüzden Schlink'in dokunaklı anlatımını çok sevdim. Kitabı bitirince içimde bir şeyler kırıldı sanki, biraz durup sindirmeye çalıştım. Gurur meselesi, yanlış kararlar, tamamlanamayan bir aşk... (gerçi aşk mı onu da çok net ifade etmiyor yazar) Biraz soru işaretleri kalıyor kafanızda. Saatlerce konuşabilirim bu kitap hakkında sanırım, şimdilik bu kadar yeter diyor ve mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Aynı zamanda filmi de var, okuduktan sonra onu da izleyin derim.
OkuyucuBernhard Schlink · İletişim Yayıncılık · 20144,585 okunma