Gölgene Sahip Çık, Jung’un gölge kavramını merkeze alarak, modern insanın ahlaki tek taraflılığını ve bunun bireysel–toplumsal sonuçlarını ele alan çarpıcı bir eserdir. Robert A. Johnson, insanın kendini yalnızca “iyi”, “ahlaklı” ve “doğru” tarafıyla tanımlamasının, bilinçdışında güçlü bir karşı kutup yarattığını savunur.
İnsanoğlu bir bütün olarak dünyaya gelir. Kültür dediğimi kolektif bilinç bizim bazı özelliklerimizi kullanmak için ayırıp, bazı özelliklerimizi geriye atmamıza neden olur. Fakat geriye atılan o özellikler yok olmaz hatta büyür, bazı anlarda ise yıkıcı şekilde ortaya çıkar. Benliğimizde ki ego ise modern dünyada nasıl yaşadığımızı yönetendir. Ama sadece egonun varlığı gölge tarafımızı körleştirmez.
`Tanrı (benlik), gölgeyi egoya tercih eder. Çünkü gölge ne kadar tehlikeli olursa olsun, merkeze daha yakın ve sahicidir.'
Johnson, bilincin “sağ tarafı” olarak adlandırılabilecek düzenli, kabul gören ve ahlaki yönlerin; “sol taraf”ta kalan öfke, güç, kaos ve yaratıcılığı bastırdığını belirtir. Ancak bu bastırma bir yok oluş değil, enerji birikimi yaratır. Gölge tam da bu karşıt kutupta büyür.
Kitapta, “Ben asla yapmam” diyen insanların gölgeleriyle yüzleşmediklerinde nasıl yıkıcı sonuçlar doğurabileceği vurgulanır. Cadı avları, ideolojik linçler ve totaliter rejimler, bireysel gölgelerin kolektif bir karanlığa dönüşmesinin tarihsel örnekleri olarak ele alınır.
Johnson’a göre ahlak, gölgesiz olmak değildir. Gerçek ahlak, insanın kendi karanlık kapasitesini tanıması ama onu bilinçsizce yaşamamayı seçmesidir. Gölge bastırıldığında patlar, serbest bırakıldığında zarar verir; ancak bilinçli bir etik kapta tutulduğunda dönüşür.
Kitapta eski zamanlarda insanların tanrıları kurban vermesi gibi ayinlerin de iyi bir yaşam karşılığında gölge taraflarının bedeli