Birmimarinobjektifinden

Birmimarinobjektifinden
@elifnuripek
ODTÜ | Mimarlık • Mimarlık Tarihi Y.L. Okuyorum, öğreniyorum ve paylaşıyorum instagram.com/birmimarinobjek... 780
İçinde yaşadığım dünyanın isteklerine uydum, zevksizlik olarak görülen daha aşağı bir dünyanın anılarını gömdüm.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
On yaşındaydım; bir gün eve döndüm okuldan. Yazgı denen şeyin tüm köşe bucaklarda pusuya yattığı, her an bir şey olmasının beklendiği günlerden biriydi. Öyle günler ki, ruhumuzdaki bir dağınıklık, bir düzensizlik çevremize yansıyarak çarpıklık içinde gösterir onu; bir tedirginlik ve korku sıkar yüreğimizi ve bizler bunun sözde nedenlerini kendi dışımızda arar, dünyayı gereken düzenden yoksun bulur, nereye yönelsek bizi engelleyen güçlerle karşılaşırız.
Bazen şu ya da bu davranışta bulunur, şuraya buraya girip çıkar, şu ya da bu işi yapan ve hepsi kolay gelir bize, bir zahmet vermez, adeta bir yükümlülük gibi duymayız hiçbirini, sanki bütün bunlar bir başka türlü de olabilirmiş gibi görünür. Bazen de olup biten hiçbir şey, olduğundan bir başka türlü olamaz gibidir; hiçbirini kolay bulmaz, hepsini bir yükümlülük gibi hissederiz. Her soluk alıp verişimiz, bizim dışımızdaki güçlerce belirlenmiştir ve yazgı denen şeyin ağırlığını taşır üzerinde. Yaşamımızda iyi diye nitelediğimiz ve anlatımlarında güçlük çekmediğimiz davranışlarımızın hemen hepsi kolay eylemlerin içine girer ve bizim tarafımızdan yine kolay unutulur. Ama kendilerinden söz açmakta zahmet cektiğimiz öbür eylemlerimizi asla unutamayız, adeta her şeyden cok bizimdir bunlar ve yaşamımızı oluşturan günler üzerine boylu boyunca düşer gölgeleri.
Sanki ruhumun bir kısmı yorulmuş da bir zamanlar sevdiği, zevk duyduğu seslere cevap vermiyormuş gibi, o eski çekicilik ve parlaklıklarını artık kaybetmişlerdi.