📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zihin ve gönül dünyamızda medeniyet tasavvurumuz diri ve güçlü ise kendi sanatımızı tanır ve duygusal alanımızda o sanatla ilişki kurarak huzur ve zenginlik kazanırız. Çünkü insanın fiziksel varlığının birtakım nesnelere muhtaç olması gibi duygusal alanı da duygusal eser ve birikimlerle beslenmek ihtiyacındadır. Bu beslenme, sadece ve sadece ait olduğumuz medeniyet tasavvurunun değerler sistemine uygun eserlerle ve olgularla gerçekleştirilebilir.
Birey kendini idrak eden çocuk haline geldiği safhadan itibaren ailesi ve diğer yakın özneler tarafından belli sanat eserleriyle belli koşullarda tanıştırılıyor ve bu tanışma, aile tarafından yönetilen belli nitelikteki bir eğitim süreciyle neticeye bağlanıyor. Bu süreç; içinde yaşanılan zaman dilimine, mensup olunan sosyal çevreye, bu çevrenin hâkim aktörlerine ve imkânlarına bağımlı olarak aile ve yakın öznelerce yönetilmektedir.
Sanat, insanoğluna ait ve toplum içinde oluşturulan bir faaliyettir. Onu bir birey üretiyor ve diğer bireylere sunuyor. Bu basit gözlem bile bize sanatın bireyden ve toplumdan bağımsız bir şekilde düşünülemeyeceğini ve değerlendirilemeyeceğini ifade eder.