Bilinç ve zekadan yoksun olduğunu düşündüğümüz bir dünyada, önce fikirlerimizin asgarisinin bile yeni kombinasyonlar ve ilişkiler yaratacağına inanırız. Meseleleri daha yakından inceledğimizde ise herhangi bir şey yaratmamızın imkansız olması sonsuz derecede muhtemel görünür. Bu dünyaya son gelenler olarak bizler, sadece her zaman varola gelmiş şeyleri buluyoruz ve tıpkı şaşkın çocuklar gibi yaşamın bizden önce gittiği yolu yeniden alıyoruz. Aslına bakılırsa böyle olması son derece doğal ve rahatlatıcıdır.
Bir filmin güzelliği özellikle, bizi bize anlatıp büyülerken diğer yandan da belli bir hayal gücünü ve çağrışım zenginliğini kışkıştabilmesiyle ilişkilidir.
Saxberger'in "kısa, zahmetli bir yolculuktan sonra eskiden hiç sevmediği ama içinde o eski hafif ve yumuşak rahatlığı tekrar bulduğu yuvasına dönmesi" ile birlikte mizah ve trajedi iç içe geçer.
Şikayetler hep aynıydı, hep bencillik ve körlükten şikayet ediyordu insanlar; ancak psikoloji biliminin de ortaya koyduğu üzere, başkalarında görüp şikayet ettiklerimiz, başkalarının da bizde gördüğü ve şikayet ettiği yönlerle birebir aynıydı aslında.