Kitaptaki devlet şartlandırması aslında bizlere bir distopyadan -ya da bazılarımız için ütopyadan- daha yakındır. geçmişten günümüze her birimiz anne babalarımızın, daha genelde ailelerimizin dikteleriyle şartlandırıldık. Aradaki fark: bunu devlet yaptığında insanlar toplu şartlandırma ile tek tip, toplumsal düzene zarar vermeyecek klonlar haline geliyordu. Fakat şartlandırma aileler tarafından uygulandığında -kültürel, konumsal farklılıklarla- çeşitlilik ortaya çıkıyor. Birinin şartlandırılması diğerine uymuyor ve içinde yaşadığımız düzensiz, kaos ortamı oluşuyor. Olumlu ya da olumsuz şartlandırma kaçınılmazdır. Son dönemde sıkça duymaya başladığımız insanın benlik arayışı da bu şartlandırılmış zihinden sıyrılma çabasından ibarettir.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Üst sınıf insanlar arasında kafası karışık olanların şartlandırmasını bozabilecek türden bir düşünceydi, Egemen İyilik anlamında mutluluğa olan inançlarını yitirmelerine neden olabilir ve asıl amacın daha derinlerde bir yerde, fiziksel insanın ötesinde bulunduğuna inanmaya yönlendirebilirdi. Yaşamın amacının, mutluluğun sürekli kılınması değil, bilincin yoğunlaştırılması ve arınması, bilginin zenginleştirilmesi olduğunu düşünmeye itebilirdi insanları.