Ah! Bir de insanlardan daha çok severim kedileri. Onların tatlı imparatorluklarında yaşadıktan sonra, insanların 'devlet' anlayışını kim sevebilirdi sahi?
"Ölümle yüzleşmeyince herkes çok kolaylıkla öleceğini sanır Bey'im. İnsan ölümün eşiğine geldiğinde anlıyor yaşamanın kıymetini. Sen hiç korktun mu Bey'im?"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir gün Adnan Menderes'e giden Sabahattin Ali;
"Adnan" demiş.
"Meydanlarda söylediklerine bakıyorum, hep, bizim iki üç yıl önce söylediklerimiz."
Adnan Menderes gözlerini iyice kısarak gülümsemiş.
"İşte bizim sizden farkımız bu" demiş.
"Sizin acele edip söylediklerinizi biz tam zamanında söylüyoruz."
"Hainsin! Alçaksın! Yalancısın! Ne utanmaz adamsın!.." kavgada edilmeyecek laflar propaganda diye havada uçuşuyordu. Tüm bu çirkin sözler televizyonla evlere giriyordu. Bilinçleri taptaze çocuklar duyuyordu bunları.
Nefret ediyordu şu "karı, koca" lafından da. Nasıl çirkin nasıl feodal tabirlerdi öyle! "Eş" en güzeliydi. Eşte bir eşitlik eşitleme hali vardı. Hadi onu geçtik bir de "Herif, hatun" dedikleri vardı ki insanı insanlığından utandırır türden yani.