Insanın her birinin kendine has bir kimliği , değeri, verili bir zamanda bize sunduğu şeyden öte bir kıymeti vardır.
Kendinden menkul değer taşıyan varlıktır insan. İşte evrensel ahlak, bu farkındalığı zihniniz ve eylemlerinizde gerçekleştirdiğiniz anda ortaya çıkar.
İnsan, çeşitli çaresizlik, yoksunluk ve korkular içinde doğup büyüyen bir varlıktır.Hayat boyu karşısında , kontrol gücünü aşan birçok problem, doğal veya kültürel sayılı engeller bulunmaktadır. Hal böyleyken , kimseye bir eksiklik atamakla bir şey kazanamayız ne var ki böylesi ahlaki değildir de. Insanı insandan, kadını erkekten, genci yaşlıdan , zengini orta halleden ayıran tek şey karakterleri ve yetenekleri olmalıdır.
Özgürlükçü toplumlar, İnsanların, birbirine en az yaranmak zorunda olduğu, birbirlerinin yasal sınırlarına zorunlu olarak saygı duyduğu; ancak ekstra sevgi, saygı veya hürmeti ise tamamen kendi tercihlerine dayalı olarak hür bir şekilde gösterdikleri ortamlardır.
Nasıl gözleriniz görmeye , kulaklarınızı duymaya yarıyorsa, insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar. Kör biri için gökkuşağının renkleri ve sağır biri için kuş sesleri nasıl boşunaysa , yürekle algılanmayan zamanda öyle boşa gider , kaybolur. Ama ne yazık ki düzgün atmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır.