onların hassas kalbini ısıtacak hiçbir şey yapmıyorlar.
(...)
onları çok iyi yedirip giydiriyor ve sağlıklarıyla ilgileniyor olabilirler, fakat çocuğun zekası ve kalbinin temizliği konusunda çok az kafa yoruyorlar.
en kültürlü halklar bile hâlâ barış içerisinde yaşamayı öğrenemediler. geçmişten kalan kin duygusu ve yıkıp yağmalama ihtirası, tıpkı sahilde bulunan her şeyi bir anda yutan dalgalı deniz gibi, aniden dışa vurmaktadır.
nitekim, ekonomik ve kültürel atılımın gerçekleşmesi için, her şeyden önce, bir ülkede tutarlı ve iyi düşünülmüş devlet politikalarının uygulamaya konması gerekmektedir. aksi takdirde, gayretli insanlar tarafından kişisel çabalar ve emek sonucu elde edilen başarılar, tıpkı suyun kumda kaybolması gibi yok olup gidecektir. tarih bu konuda sayısız örneklerle doludur.