Eşref-i mahlukat olan insan güzel bir iş yaparak mevcut güzelliğe iştirak eder. Bu sadece ona tanınmış bir imtiyazdır. (Gül açar, bülbül öter, örümcek ağını örer ama herhalde sadece insanoğlu yaptığı işin şuuruna erer) Cenab-ı Hakk’ın koyduğu nizama yaklaşmak, ona dokunmak, ona uymak Yaradan’ın rızasını kazanmaktır. Hududullah’a riayettir.
Kur’an’a göre ibadeti ve kulluğu engellemeyen dünya hayatı meşru bir nimet hatta saadettir. Aslolan dünya ile ahiret arasında bir dengedir. Lakin bu ikisi arasında bir tercih yapma mecburiyeti ortaya çıktığı zaman hiç tereddüt etmeden ahiretin tercih edilmesi istenmiştir.