En umutsuz olduğumuz an, çoğu zaman gerçeği gördüğümüz andır. Her şey kötü gittiğinde, değişimin gerçekleşebilmesi için bazen kendimizi tuzağa düşmüş gibi hissetmemiz gerekir. Kendimizle güpegündüz ferah bir ortamda yüzleşmeliyiz. Çalan şarkıyı dinleyerek radyonun ne olduğunu anlayamayız. Nasıl yapıldığını görebilmek için bazen de radyoyu kırmak gerek.
Yabani ot diye bir şey yoktur tabii. Bir bitkinin yabani ot olup olmadığı algıya göre değişir. Bahçesinde karahindiba istemeyen biri karahindibalara inadına yabani ot der. Çünkü insan her şeyin arasına sınırlar çizmek ister.
“ Birini tanımaya giden en hızlı yolun kitaplığındaki şeylere bakmak olduğunu düşünmüşümdür hep. Özellikle dekorasyon amaçlı havalı bir şey değil de, dürüst bir kitaplıksa. “
Bu defaki hırsızlar iyi giyimliydi, hırsızlık yaptıkları hiçbir koşulda anlaşılmıyordu. Hatta görünüşte gayet saygın kişiliklerdi. Parfüm kokulu, takım elbiseli, kravatlı, son derece şık bir şiddetti bu.